Anket katılımcıların yüzde 54’ü mevcut rezerv seviyelerinde değişiklik beklemezken, yalnızca yüzde 1’i altın varlıklarında azalma öngördüğünü ifade etti. Veriler, küresel rezerv yönetiminde altının önemini koruduğunu ve merkez bankalarının portföy stratejilerinde daha fazla yer bulduğunu ortaya koydu.
Altına Olan Güven Güçleniyor
Dünya Altın Konseyi Merkez Bankaları Küresel Başkanı Shaokai Fan, son dönemde altın fiyatlarında görülen geri çekilmelere rağmen merkez bankalarının altına olan ilgisinin güçlü şekilde sürdüğünü belirtti. Fan, kısa vadeli fiyat hareketlerinin merkez bankalarının uzun vadeli rezerv politikalarını değiştirmediğine dikkat çekti.
WGC verilerine göre ankete katılan merkez bankalarının yüzde 93’ü halihazırda altın rezervine sahip olduğunu bildirdi. Geçen yıl bu oran yüzde 81 seviyesinde bulunuyordu. Böylece altın rezervi tutan merkez bankalarının oranı tarihi yüksek seviyelere ulaştı.
Güvenli Liman Özelliği Ön Planda
Merkez bankalarının altın tercihinde en önemli unsurun güvenli liman niteliği olduğu görüldü. Katılımcıların rekor düzeydeki yüzde 90’ı, altının kriz ve belirsizlik dönemlerinde güçlü performans gösterdiğini ifade etti.
Uzun vadeli değer saklama aracı olması, enflasyona karşı koruma sağlaması ve rezerv portföylerinde çeşitlendirme imkânı sunması da altının tercih edilmesindeki başlıca nedenler arasında yer aldı.
Özellikle gelişmekte olan ülke merkez bankaları açısından jeopolitik risklere karşı korunma ihtiyacı dikkat çekti. Bu gruptaki katılımcıların yüzde 85’i, altının jeopolitik belirsizliklere karşı önemli bir güvence sunduğunu belirtti.
Talepte Yavaşlama Beklentisi Var Ancak Güçlü Seyir Sürecek
Danışmanlık şirketi Metals Focus’un değerlendirmelerine göre, merkez bankalarının altın talebinin 2026 yılında tonaj bazında yıllık yüzde 15 oranında yavaşlaması bekleniyor. Ancak bu yavaşlamaya rağmen talebin, 2022 öncesindeki seviyelerin üzerinde kalmayı sürdüreceği öngörülüyor.
Uzmanlar, merkez bankalarının devam eden alımlarının altın piyasası açısından önemli bir destek unsuru olmaya devam edeceğini ve fiyatlar üzerinde uzun vadeli olumlu etki yaratabileceğini değerlendiriyor.
Altında Barış Rallisi: ABD-İran Anlaşması Sonrası Yükseliş
Öte yandan küresel piyasalarda dikkatler yeniden altın fiyatlarına çevrildi. ABD ile İran’ın hafta sonunda çatışmaları sona erdirme ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması konusunda anlaşmaya varmasının ardından sarı metalde güçlü bir toparlanma yaşandı.
Altın fiyatları gelişmelerin etkisiyle yüzde 3’ün üzerinde yükseliş kaydetti. Kısa süreli geri çekilmenin ardından ons altın Mart ayından bu yana görülen en düşük seviyelerden toparlanarak 4 bin 300 doların üzerine çıktı.





















