Opsiyon piyasasında özellikle Fed’in faiz patikasına duyarlı işlemlerde güvercin beklentilerin öne çıkması dikkat çekti. Yatırımcılar, önümüzdeki aylarda swap piyasasında fiyatlanan faiz artışlarının azalacağı beklentisiyle pozisyonlarını yeniden şekillendirirken, bazı işlemlerde gelecek yılın ortasına kadar faiz indirimi riskine karşı korunma arayışı görüldü.
Bu görünüm, uzun vadeli ABD Hazine tahvillerindeki hareketle ise ters yönde ilerledi. Uzun vadeli tahvil getirileri son yılların yüksek seviyelerine çıkarken, piyasada Fed’in faizleri yüksek seviyelerde tutmasının enflasyonun hedefin üzerinde kalma süresini uzatabileceği değerlendirildi.
Zayıf veriler faiz artışı beklentilerini geriletti
Piyasalardaki beklentilerin değişmesinde son dönemde açıklanan ekonomik veriler etkili oldu. Temmuz ayında enflasyon ve tüketici talebinin zayıfladığına ilişkin veriler, Fed’in 16 Eylül’deki toplantısında faiz artırabileceği beklentisini aşağı çekti.
ABD ekonomisinin temmuz ayında beklenmedik şekilde 23 bin istihdam kaybettiğini gösteren tarım dışı istihdam verileri de faiz artışı beklentilerini baskıladı. Bunun ardından açıklanan perakende satış verileri, tüketici harcamalarının temmuz ayında bir yılı aşkın sürenin en sert düşüşünü kaydettiğine işaret etti. Tüketici güvenindeki gerileme de ekonomiye ilişkin endişeleri artırdı.
Bu veriler, Fed’in sıkı para politikasını sürdürmesinin ekonomik aktivite üzerindeki baskıyı artırabileceği yönündeki görüşleri güçlendirdi.
Piyasa faiz indirimi riskine karşı korunuyor
Constitution Capital faiz masası başkanı Jeff Schuh, son dönemde faiz artışı beklentisine yönelik pozisyonların tasfiye edildiğini belirtti. Schuh, yatırımcıların artık faiz artışı konusunda daha az endişe taşıdığını ifade etti.
Schuh ayrıca, çok sayıda eylül ve aralık vadeli satım opsiyonu satıcısının pozisyonlarını kapattığını söyledi. Eylül ayında faiz artışı ihtimalinin yalnızca iki hafta önce yüzde 68 seviyesinde fiyatlandığını belirten Schuh, bu beklentinin geçen hafta yaklaşık yarı yarıya gerilediğine dikkat çekti.
Önümüzdeki dönemde açıklanacak istihdam, enflasyon ve tüketici harcamaları verileri Fed’in faiz politikasının yönü açısından kritik önem taşıyacak. Ekonomik aktivitedeki zayıflamanın devam etmesi halinde, piyasalarda 2027’ye yönelik faiz indirimi beklentilerinin daha da güçlenmesi beklenebilecek.






















