Yurt içi piyasalarda gözler bugün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na (TCMB) çevrildi. Merkez Bankası, Para Politikası Kurulu’nun (PPK) eylül ayı toplantısının ardından faiz kararını saat 14.00’te açıklayacak. Piyasada ağırlıklı beklenti politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulması yönünde olsa da, son dönemde enflasyonda yaşanan gerileme faiz indirimi ihtimalini yeniden gündeme taşıdı.
Bloomberg HT’nin 20 kurumun ekonomistleriyle gerçekleştirdiği ankete göre, katılımcıların 14’ü TCMB’nin bir haftalık repo faizini yüzde 37 seviyesinde sabit bırakmasını bekliyor. Altı ekonomist ise politika faizinde 100 baz puanlık indirime gidileceği görüşünde.
Enflasyondaki gerileme faiz indirimi beklentisini güçlendirdi
Geçtiğimiz hafta açıklanan ağustos ayı enflasyon verileri, TCMB’nin faiz indirimlerine yeniden başlayabileceğine yönelik beklentileri destekledi.
Yıllık tüketici enflasyonu ağustosta üst üste üçüncü ay gerileyerek temmuzdaki yüzde 31,8 seviyesinden yüzde 31,5’e düştü. Enflasyondaki bu yavaşlama, özellikle yılın kalan bölümünde faiz indirimi yapılabileceği beklentisini güçlendirdi.
Piyasalar açısından bugün yalnızca faiz kararının kendisi değil, karar metninde yer alacak mesajlar da önem taşıyor. TCMB’nin enflasyon görünümü, iç talep ve para politikasının gelecekteki seyrine ilişkin değerlendirmeleri, yıl sonuna yönelik faiz beklentilerinin şekillenmesinde belirleyici olabilir.
OVP’de enflasyon tahminleri yukarı revize edildi
Öte yandan hafta sonunda açıklanan Orta Vadeli Program (OVP), enflasyon beklentileri açısından önemli bir değişikliğe işaret etti.
OVP’de 2027 sonu enflasyon tahmini yüzde 9’dan yüzde 21’e yükseltilirken, bu yıl için öngörülen enflasyon oranı da yüzde 16’dan yüzde 28,4’e çıkarıldı.
TCMB Başkanı Fatih Karahan ise OVP’nin açıklanmasının ardından yaptığı değerlendirmede, enflasyon tahminindeki yukarı yönlü revizyonun enflasyon görünümünde karamsarlığa neden olacak bir değişiklik olarak değerlendirilmediğini belirtti.
Bu gelişme, TCMB’nin önümüzdeki dönemde faiz politikasını belirlerken enflasyondaki düşüş eğiliminin yanı sıra büyüme ve iç talep koşullarını da dikkate alacağı beklentisini güçlendirdi.
Kurumların yıl sonu faiz beklentileri ayrışıyor
TCMB’nin yılın kalan bölümünde ekim ve aralık aylarında olmak üzere iki toplantısı daha bulunuyor. Bu toplantılarda alınabilecek faiz kararlarına ilişkin beklentiler ise kurumlar arasında farklılaşıyor.
Morgan Stanley ve JPMorgan, geçtiğimiz ay yayımladıkları değerlendirmelerde ekim ve aralık toplantılarının her birinde 100 baz puanlık faiz indirimi beklediklerini açıkladı. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde politika faizi yıl sonunda yüzde 35 seviyesine gerileyecek.
BofA ekonomistleri ise TCMB’nin ekim ayında 100 baz puanlık faiz indirimi yapacağını ve politika faizinin yılı yüzde 36 seviyesinde tamamlayacağını tahmin ediyor.
Bloomberg Economics’in beklentisi de TCMB’nin yılın son çeyreğinde faiz indirimlerine başlaması yönünde. Kurum, büyümeye ilişkin endişelerin ön plana çıkmasıyla birlikte politika faizinin yıl sonunda yüzde 35 seviyesine çekilebileceğini öngörüyor.
Goldman Sachs ise bu beklentilerden ayrışıyor. Kurumun ekonomistleri, TCMB’nin politika faizini yıl sonuna kadar yüzde 37 seviyesinde sabit tutacağı yönündeki görüşünü koruyor.
Piyasalar TCMB’nin mesajlarına odaklanacak
Bugünkü faiz kararı, TCMB’nin önümüzdeki dönemde nasıl bir politika izleyeceğine ilişkin önemli bir sinyal verecek. Faizin sabit tutulması halinde karar metnindeki ifadeler, özellikle ekim ve aralık toplantılarına yönelik beklentiler açısından yakından takip edilecek.
Öte yandan 100 baz puanlık bir indirim kararı alınması durumunda ise TCMB’nin enflasyondaki düşüş eğilimine daha fazla güven duyduğu ve faiz indirim sürecini yeniden başlattığı şeklinde yorumlanabilir.
















