Musalem, mevcut para politikasının nötr veya ekonomik aktiviteyi destekleyici bir konumda bulunduğunu ifade ederken, finansal koşulların da oldukça gevşek seyrettiğine dikkat çekti. Bu görünümün talebi canlı tutarak enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskıların devam etmesine yol açabileceği değerlendirildi.
Fed yetkilisi, ekonominin genel görünümünün normalleşmiş gibi algılanmasına rağmen enflasyonun hâlâ istenilen seviyeye ulaşmadığını vurguladı. Şirketlerin artan maliyetleri tüketicilere yansıtmaya devam etmesinin fiyat baskılarının kalıcı hale gelmesi açısından risk oluşturduğunu kaydetti.

Fed’in bağımsızlığına vurgu
Musalem, Fed’in para politikasını maliye politikasından bağımsız şekilde yürütmesinin kurumsal güvenilirlik açısından kritik olduğunu belirtti. Merkez bankasının kararlarını fiyat istikrarı ve istihdam hedefleri doğrultusunda, ekonomik koşullardaki gelişmelere göre şekillendirmesi gerektiğini ifade etti.
Bu kapsamda, para politikasının yalnızca mevcut ekonomik aktiviteye değil, enflasyonun gelecekte izleyeceği seyre göre de değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.
Tahvil piyasası yakından izleniyor
Güçlü ekonomik büyüme ve yatırımların tahvil piyasasındaki hareketlerde etkili olduğunu belirten Musalem, finansal koşullardaki değişimlerin para politikasının ekonomi üzerindeki etkisinin değerlendirilmesinde önemli bir gösterge olduğunu söyledi.
Enflasyon görünümüne ilişkin değerlendirmesinde mevcut faiz seviyelerinin yüzde 2 hedefine ulaşılması konusunda yeterli olmayabileceğini yineleyen başkan, erken bir faiz artışının ilerleyen dönemde daha agresif politika adımlarına duyulabilecek ihtiyacı sınırlayabileceğini savundu.
“Süper El Niño” enflasyon riskini artırabilir
Musalem ayrıca küresel iklim koşullarının ekonomi üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti. “Süper El Niño” olarak nitelendirilen güçlü bir hava olayının ortaya çıkması halinde yeni bir arz şokuyla karşılaşılabileceğini belirtti.
Böyle bir gelişmenin tedarik zincirleri ve emtia fiyatları üzerinden maliyet baskılarını artırabileceği, bunun da enflasyonun yüzde 2 hedefine dönüşünü daha da zorlaştırabileceği değerlendirildi.























