Bitcoin Haziran ayının ilk günlerinden bu yana yukarı yönlü tepki vermekte zorlanıyor. Piyasaların odağı da yeniden makroekonomik gelişmelere ve jeopolitik risklere çevrildi.
Geçtiğimiz ay Clarity Act sürecinde yaşanan gelişmelerin ardından 82 bin dolar seviyelerine çıkan Bitcoin, şu anda %22 aşağıda işlem görüyor. Fed’in daha şahin algılanan tonu, dolar endeksindeki güçlenme, zayıflayan fon akışları ve ABD ile İran arasındaki anlaşmaya dair belirsizlikler risk iştahını baskılıyor.
Fed yeniden riskli varlıklar üzerinde baskı kuruyor
Piyasanın şu anda ilk baktığı yer ABD Merkez Bankası (Fed). Jerome Powell’ın gidişiyle koltuğa geçen Kevin Warsh, bu hafta ilk faiz toplantısını gerçekleştirdi. Liderlik değişiminin ardından yüksek enflasyon endişeleri yeniden öne çıkarken, Fed’in politika tonu piyasalar tarafından daha şahin okunuyor. Warsh’un ilk mesajları da yatırımcıların “faizler daha uzun süre yüksek kalabilir” beklentisini güçlendirmiş durumda.
Fed’de yüksek kalan faiz veya faiz artışı ihtimalleri Bitcoin gibi riskli varlıklar için negatif bir zemin oluşturuyor. Çünkü yüksek faiz ortamı, yatırımcıları daha güvenli ve getirisi öngörülebilir varlıklara yönlendirebiliyor. Tahvil faizlerinin yükseldiği, doların güçlendiği ve Fed belirsizliğinin arttığı dönemlerde de Bitcoin genellikle daha zayıf performans göstermesiyle biliniyor.
DXY yükselişi Bitcoin’i baskılıyor
Bitcoin üzerindeki en önemli baskı unsurlarından biri de Dolar Endeksi’ndeki güçlenme. Doların yükselmesi, dolar cinsinden fiyatlanan varlıklar üzerinde genel olarak baskı yaratır. Bu nedenle DXY’deki yukarı yönlü hareket, Bitcoin ve genel kripto piyasası için negatif bir sinyal olarak takip ediliyor.
Ortadoğu’daki belirsiz görünüm nedeniyle dolar endeksi Cuma günü 13 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.
Basitçe söylemek gerekirse, güçlü dolar ve yüksek faiz kombinasyonu riskli varlıklardan para çıkışını hızlandırabilir. Bu da Bitcoin’in yükseliş denemelerinin kısa sürede satışla karşılaşmasına neden olabilir.
Spot ETF akışları eski gücünde değil
Bitcoin’in özellikle son iki yıl yaşadığı yükselişlerde en büyük desteklerden biri de spot BTCÐ ETF girişleriydi. Kurumsal fonların düzenli alımları piyasada güçlü bir talep zemini oluşturmuştu. Ancak son dönemde bu kanalın zayıfladığı görülüyor. Yani, Bitcoin’e uzun vadeli ilgi devam ediyor olabilir, ancak kısa vadede kurumsal talep güçlü bir yükselişi taşıyacak kadar iştahlı değil.
Özetle; Büyük fonlar Bitcoin’i tamamen terk ediyor demek doğru olmayabilir ancak faiz, dolar, petrol ve jeopolitik cephede belirsizlikler çözülmeden pozisyon büyütmek istemedikleri görülüyor.
ABD–İran anlaşmasında kırılganlık sürüyor
Normal şartlarda ABD–İran anlaşması, Hürmüz Boğazı’nın açılması ve petrol fiyatlarındaki gevşeme risk iştahını artırabilecek gelişmelerdi. İlk etapta piyasalarda da bu yönde bir rahatlama görüldü. Petrol fiyatlarının düşmesi, enflasyon baskılarının hafiflemesi açısından pozitif okunabilirdi.
Ancak tablo hala netleşmiş değil. İsviçre’de yapılması beklenen ABD–İran görüşmelerinin iptal edilmesi, anlaşmanın kırılganlığını yeniden gündeme taşıdı. Anlaşma var gibi görünse de uygulama tarafında soru işaretleri devam ediyor.
Hürmüz Boğazı’nın açılması piyasa için olumlu bir başlık olsa da bunun kalıcı olup olmayacağı henüz net değil. Jeopolitik gerilimin yeniden yükselmesi halinde petrol fiyatları tekrar yukarı dönebilir, bu da enflasyon ve Fed beklentileri üzerinden Bitcoin üzerindeki baskıyı artırabilir.



































