Bitcoin yukarı yönlü tepki vermekte zorlanıyor, piyasanın odağı yeniden makroekonomik gelişmelere ve jeopolitik risklere çevrildi. Fed’in daha şahin algılanan tonu, Dolar Endeksi’ndeki güçlenme, zayıflayan fon akışları ve ABD ile İran arasındaki anlaşmaya dair belirsizlikler risk iştahını baskılıyor.
Fed yeniden riskli varlıklar üzerinde baskı kuruyor
Piyasanın şu anda ilk baktığı yer Fed. Powell’ın gidişiyle yeni Fed Başkanı Kevin Warsh, bu hafta ilk faiz toplantısını gerçekleştirdi. Liderlik değişiminin ardından yüksek enflasyon endişeleri yeniden öne çıkarken, Fed’in politika tonu piyasalar tarafından daha şahin okunuyor. Warsh’un ilk mesajları da yatırımcıların “faizler daha uzun süre yüksek kalabilir” beklentisini güçlendirdi.
Fed’de yüksek faizler veya faiz artışı ihtimalleri Bitcoin gibi riskli varlıklar için negatif bir zemin oluşturuyor. Çünkü yüksek faiz ortamı, yatırımcıları daha güvenli ve getirisi öngörülebilir varlıklara yönlendirebiliyor. Tahvil faizlerinin yükseldiği, doların güçlendiği ve Fed belirsizliğinin arttığı dönemlerde Bitcoin genellikle daha zayıf performans gösteriyor.
DXY yükselişi Bitcoin’i baskılıyor
Bitcoin üzerindeki en önemli baskı unsurlarından biri de Dolar Endeksi’ndeki güçlenme. Doların yükselmesi, dolar cinsinden fiyatlanan varlıklar üzerinde genel olarak baskı yaratır. Bu nedenle DXY’deki yukarı yönlü hareket, Bitcoin ve genel kripto piyasası için negatif bir sinyal olarak takip ediliyor.
Basitçe söylemek gerekirse, güçlü dolar ve yüksek faiz kombinasyonu riskli varlıklardan para çıkışını hızlandırabilir. Bu da Bitcoin’in yükseliş denemelerinin kısa sürede satışla karşılaşmasına neden oluyor. Dolar Endeksi’nde olası yeni bir yukarı kırılım, Bitcoin tarafında baskının devam etmesine yol açabilir.
Spot ETF akışları eski gücünde değil
Bitcoin’in özellikle son 2 yıl yaşadığı yükselişlerde en büyük desteklerden biri spot ETF girişleriydi. Kurumsal fonların düzenli alımları piyasada güçlü bir talep zemini oluşturmuştu. Ancak son dönemde bu kanalın zayıfladığı görülüyor. Yani, Bitcoin’e uzun vadeli ilgi devam ediyor olabilir, ancak kısa vadede kurumsal talep güçlü bir yükselişi taşıyacak kadar agresif değil.
ETF tarafındaki girişlerin yavaşlaması veya çıkışların öne çıkması, Bitcoin’de alıcı iştahının azaldığına işaret ediyor. Büyük fonlar Bitcoin’i tamamen terk ediyor demek doğru olmayabilir; ancak faiz, dolar, petrol ve jeopolitik cephede belirsizlikler çözülmeden pozisyon büyütmek istemedikleri görülüyor.
ABD–İran anlaşmasında kırılganlık sürüyor
Normal şartlarda ABD–İran anlaşması, Hürmüz Boğazı’nın açılması ve petrol fiyatlarındaki gevşeme risk iştahını artırabilecek gelişmelerdi. İlk etapta piyasalarda da bu yönde bir rahatlama görüldü. Petrol fiyatlarının düşmesi, enflasyon baskılarının hafiflemesi açısından pozitif okunabilirdi.
Ancak tablo hala netleşmiş değil. İsviçre’de yapılması beklenen ABD–İran görüşmelerinin iptal edilmesi, anlaşmanın kırılganlığını yeniden gündeme taşıdı. Anlaşma var gibi görünse de uygulama tarafında soru işaretleri devam ediyor.
Hürmüz Boğazı’nın açılması piyasa için olumlu bir başlık olsa da bunun kalıcı olup olmayacağı henüz net değil. Jeopolitik gerilimin yeniden yükselmesi halinde petrol fiyatları tekrar yukarı dönebilir, bu da enflasyon ve Fed beklentileri üzerinden Bitcoin üzerindeki baskıyı artırabilir.


































