Kuruma göre yatırımcıların gözden kaçırdığı en önemli risk, Fed’in enflasyon baskılarının yeniden güçlenmesi nedeniyle yakın dönemde faiz artırmak zorunda kalması olabilir.
Citadel Securities EMEA Sabit Getirili Menkul Kıymetler Satış Başkanı Nohshad Shah tarafından yatırımcılara gönderilen değerlendirme notunda, ABD ekonomisinin beklenenden daha güçlü bir görünüm sergilediği vurgulandı.
Shah’a göre yapay zeka yatırımlarındaki dev büyüme dalgası, enerji piyasalarındaki sıkışıklık ve güçlü iş gücü piyasası birleştiğinde hem ekonomik büyüme hem de enflasyon açısından yukarı yönlü riskler ortaya çıkıyor.
Bu gelişmelerin Fed’in enflasyonla mücadele sürecini zorlaştırabileceğini belirten Shah, dikkat çeken bir ifadeyle “Fed’in bir sonraki hamlesi büyük olasılıkla faiz artışı olacak, belki de yakında” değerlendirmesinde bulundu.
Güçlü ABD İstihdam Verileri Endişeleri Artırdı
Son açıklanan ABD istihdam verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi, ekonominin halen oldukça dirençli olduğunu ortaya koydu. Güçlü istihdam piyasası, tüketim harcamalarını desteklerken aynı zamanda ücret artışlarını da hızlandırıyor.
Uzmanlara göre bu durum enflasyonun yeniden yükselişe geçmesine neden olabilir. Fed’in yüzde 2 enflasyon hedefi doğrultusunda hareket ettiği düşünüldüğünde, fiyat baskılarının yeniden güçlenmesi politika yapıcıları daha sert adımlar atmaya zorlayabilir.
Nitekim güçlü istihdam verilerinin ardından küresel hisse senedi ve tahvil piyasalarında satış baskısı görüldü. Yatırımcılar, faizlerin beklenenden daha uzun süre yüksek kalabileceği ihtimalini yeniden fiyatlamaya başladı.
Piyasalar Eylül Ayını İşaret Ediyor
Finansal piyasalarda oluşan fiyatlamalar, Fed’in yıl sonuna kadar en az bir kez çeyrek puanlık faiz artırımı yapabileceği ihtimalinin güçlendiğini gösteriyor.
Özellikle eylül ayında olası bir faiz artışı senaryosunun yaklaşık yüzde 50 ihtimalle fiyatlanması, yatırımcıların artık sadece faiz indirimi değil, faiz artışı olasılığını da değerlendirmeye başladığını ortaya koyuyor.
Bu durum, son aylarda oluşan iyimser beklentilerin sorgulanmasına neden olurken, piyasalarda yeni bir belirsizlik döneminin kapısını aralayabilir.
Yapay Zeka Yatırımları Enflasyonu Besleyebilir
Citadel’in dikkat çektiği unsurlardan biri de yapay zeka sektöründeki dev yatırım döngüsü oldu.
Son yıllarda teknoloji şirketlerinin yapay zeka alanına yaptığı milyarlarca dolarlık yatırımlar ekonomik büyümeyi desteklerken, aynı zamanda sermaye harcamalarını ve enerji talebini artırıyor. Bu süreç üretim maliyetlerinin yükselmesine ve fiyat baskılarının kalıcı hale gelmesine neden olabilir.
Uzmanlar, yapay zekanın verimlilik artışı sağlayarak uzun vadede enflasyonu düşürebileceğini kabul etse de kısa vadede oluşan yatırım çılgınlığının ekonomide aşırı ısınma riskini artırabileceğine dikkat çekiyor.
Enerji Piyasalarındaki Riskler Devam Ediyor
Shah’ın değerlendirmesinde enerji piyasalarına ilişkin uyarılar da öne çıktı.
Özellikle Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin enerji maliyetlerini yüksek tutmaya devam edebileceği belirtilirken, Hürmüz Boğazı’ndaki olası normalleşmenin bile enflasyon baskılarını tamamen ortadan kaldırmayacağı ifade edildi.
Enerji stoklarının yeniden oluşturulması, hükümetlerin stratejik rezervlerini artırması ve şirketlerin tedarik zincirlerini çeşitlendirme çabaları önümüzdeki dönemde maliyet baskılarının sürmesine yol açabilir.
Bu gelişmeler, enflasyonun beklenenden daha uzun süre yüksek seviyelerde kalmasına neden olabilecek faktörler arasında gösteriliyor.
İş Gücü Piyasası Kritik Bir Dönüm Noktasında
Citadel’e göre iş gücü piyasası da Fed’in kararlarında belirleyici rol oynayacak.
İşsizliğin düşük seviyelerde kalmaya devam ettiği ve iş gücü arzının sınırlı olduğu mevcut ortamda ekonomik büyümenin hızlanması, ücret artışlarını yeniden yukarı çekebilir. Ücretlerdeki yükseliş ise hizmet enflasyonunu artırarak Fed’in hedeflerine ulaşmasını zorlaştırabilir.
Bu nedenle Fed’in önümüzdeki aylarda açıklanacak istihdam ve ücret verilerini yakından izlemesi bekleniyor.


































