Yalnızca miktar bazında değil, toplam değer açısından da tarihi bir seviye görüldü. İlk çeyrekte altının ons fiyatının ortalama 4 bin 872 dolar seviyesine çıkmasıyla birlikte, Türkiye’nin altın külçe ve sikke talebinin toplam değeri 4,5 milyar dolara ulaşmıştı.
Bu rakam, Türkiye’de altına yönelik yatırım iştahının ne kadar güçlü olduğunu ortaya koyarken, aynı zamanda tüm zamanların en yüksek çeyreklik seviyelerinden biri olarak dikkat çekti. Şu an için spot altın güncel olarak 4.570 seviyelerinde işlem görüyor.
Küresel Altın Talebinde de Rekor Kırıldı
Benzer bir yükseliş yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmadı. Dünya Altın Konseyi’nin 2026 yılı ilk çeyrek raporuna göre, küresel altın talebi de parasal değer bazında yüzde 74 artarak 193 milyar dolar ile rekor seviyeye ulaştı.
OTC (tezgah üstü) işlemler dahil toplam altın talebi ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artış göstererek 1.231 tona yükseldi.
Altın fiyatlarındaki sert yükseliş, toplam talep değerinin tarihi seviyelere çıkmasında belirleyici rol oynadı.
Külçe ve Sikke Talebinde Tarihi İkinci En Güçlü Çeyrek
Fiziksel yatırım talebi olarak bilinen külçe ve sikke talebi, yıllık bazda yüzde 42 artışla 474 tona ulaştı. Bu performans, altın piyasasında tüm zamanların en güçlü ikinci ilk çeyrek verisi olarak kaydedildi.
Bu talebin en büyük sürükleyicisi ise Asyalı yatırımcılar oldu. Özellikle Çin ve Hindistan merkezli yatırımcıların güvenli liman arayışı, küresel talebi destekledi.
Altın ETF’lerine Giriş Devam Etti
Altına dayalı borsa yatırım fonlarına (ETF) yılın ilk çeyreğinde 62 tonluk giriş gerçekleşti. Ancak Mart ayında ABD merkezli fonlardan yaşanan güçlü çıkışlar nedeniyle bu rakam, 2025’in ilk çeyreğinde görülen 230 tonluk girişin oldukça altında kaldı.
Uzmanlar, faiz beklentileri ve dolar endeksindeki hareketlerin ETF yatırımcılarının kararlarında belirleyici olmaya devam ettiğini belirtiyor.
Merkez Bankaları Altın Alımını Sürdürdü
Merkez bankaları da altın alımlarına devam etti. Çeyrek içerisinde satış aktivitelerinde artış görülmesine rağmen, merkez bankaları yıllık bazda yüzde 3 artışla net 244 ton altın satın aldı.
Bu tablo, rezerv çeşitlendirme stratejilerinin sürdüğünü ve merkez bankalarının altını uzun vadeli güvenli rezerv aracı olarak görmeye devam ettiğini gösterdi.
Rekor seviyelere ulaşan altın fiyatları, mücevherat sektöründe hacim daralmasına neden oldu. Mücevher talebi yıllık bazda yüzde 23 gerilerken, toplam harcama miktarı ise yüzde 31 artış gösterdi.
Yapay Zeka Yatırımları Teknoloji Talebini Destekledi
Teknoloji sektöründe altın kullanımı ise yüzde 1 artışla 82 tona ulaştı. Dünya Altın Konseyi, bu artışın temel nedeninin yapay zeka altyapı yatırımlarındaki hızlanma olduğunu vurguladı.
Özellikle yarı iletkenler ve ileri teknoloji üretim süreçlerinde altının kullanımının artması, sanayi tarafındaki talebi canlı tuttu.
Hem Türkiye’de hem de küresel piyasalarda yatırımcıların güvenli liman arayışı altına olan ilgiyi artırmayı sürdürüyor. Jeopolitik riskler, yüksek enflasyon ve merkez bankalarının politikaları, altının önümüzdeki dönemde de yatırımcıların odağında kalacağını gösteriyor.


































