Tahvil getirileri, dolar ve petrol yükselirken Bitcoin nasıl ayakta kalıyor?

Yüksek tahvil getirileri, güçlü dolar ve pahalı petrol… Bitcoin, bu baskılara rağmen üçüncü çeyreği %43 yükselişle kapattı. Piyasa yalnızca bugünkü faizleri mi, yoksa ABD’nin büyüyen borç yükü karşısında atmak zorunda kalabileceği adımları mı fiyatlıyor?
Tahvil getirileri, dolar ve petrol yükselirken Bitcoin nasıl ayakta kalıyor?

Bitcoin, cuma günü açıklanan ABD istihdam raporunun beklentilerin altında kalmasının ardından 87 bin doları aştı. Tahvil getirilerinin artmasıyla kazanımlarının bir kısmını geri verse de hafta başında 86.000 dolar çevresinde tutunmayı sürdürdü. Üstelik artık karşısında yalnızca yüksek faizler yok.

ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 5,30 civarında seyrediyor. Dolar endeksi yaklaşık 102,5 ile Nisan 2025’ten bu yana en yüksek seviyelerini gördü. Petrol ise hala yüksek. Ancak Bitcoin, bu kadar olumsuzluk ortamında üçüncü çeyreği %43 yükselişle kapattı.

Aynı anda üç ayrı baskı

Tahvil getirileri yükseldiğinde yatırımcı, parasını değerlendirmek için daha yüksek faiz sunan bir alternatif buluyor. Bitcoin’in düzenli faiz veya temettü geliri bulunmadığı için, onu elde tutmanın fırsat maliyeti artıyor. Yüksek getiriler aynı zamanda finansman maliyetlerini yükselterek borçla alınan pozisyonları da zorlaştırabiliyor.

Güçlenen dolar ikinci baskıyı oluşturuyor. Dolarla borçlanan şirketlerin ve yatırımcıların yükü ağırlaşabiliyor; küresel finansal koşullar sıkılaşabiliyor. Bu ortam, risk almaya ayrılabilecek parayı sınırlayabiliyor.

ABD dolarının güçlenmesi ve ABD devlet tahvillerinin getirilerinin sürekli yüksek seyretmesi nedeniyle altın fiyatları ise düşüşte. Bitcoin 86 bin doların altına inmek istemiyor, ancak altın yatırımcıları aylardır kayıp yaşamaya devam ediyor.

Petrolün etkisi ise daha dolaylı. Enerji maliyetlerinin yüksek kalması; ulaşım, üretim ve tüketici fiyatları üzerinden enflasyonun düşmesini zorlaştırıyor. Bu da merkez bankalarının faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği beklentisini besliyor. Öyle ki ABD Merkez Bankası (Fed), Trump’ın baskılarına rağmen geçtiğimiz haftalarda yıllar sonra ilk kez faiz artışına gitti.

Ancak bu etkiler Bitcoin illa düşecek demek değil.

Peki piyasa, bu baskılara rağmen Bitcoin’de ne görüyor?

Tahvil getirisi yükselirken hangi risk fiyatlanıyor?

Bir tahvilin getirisi farklı nedenlerle yükselebilir. Yatırımcılar daha güçlü büyüme bekliyor olabilir. Enflasyonun kalıcı olacağını düşünüyor olabilir. Ya da uzun vadeli borcu taşımak için daha fazla karşılık istiyor olabilir.

Bu ayrım Bitcoin açısından önemli. Faizlerin yükselmesiyle birlikte gündeme gelen konu, zaman zaman devletin borcunu hangi maliyetle çevireceği yönünde.

Peki, artan borçlanma maliyeti ne kadar süre taşınabilir ve politika yapıcılar buna nasıl karşılık verir?

Fundstrat’ın dijital varlık stratejisi başkanı Sean Farrell’a göre bu baskının zorlayabileceği politika adımları, kripto piyasası için daha elverişli bir likidite ortamı oluşturabilir. Yatırımcılar bu senaryoda bugünkü yüksek faizlerin yanında, sonrasında alınabilecek önlemleri de fiyatlıyor olabilir. Bitcoin’in yükselen tahvil getirilerine rağmen yükselişini sürdürmesinin bir nedeni de bu ihtimal.

Kısaca, Bitcoin alan yatırımcıların bir bölümü, mevcut baskının ardından gelebilecek politika adımlarını önceden fiyatlıyor olabilir.

İngiltere örneğini hatırlayalım;

Eylül 2022’de İngiltere’de uzun vadeli devlet tahvillerindeki sert hareketler, emeklilik fonlarının kullandığı bazı yatırım stratejilerinde zorunlu satışları tetikledi. Satışlar fiyatları aşağı çekerken, düşen fiyatlar yeni satış ihtiyacını doğurdu.

İngiltere Merkez Bankası ise piyasanın işleyişini düzeltmek ve finansal istikrar riskini azaltmak amacıyla geçici tahvil alımlarına başladı.

Mart 2020’de ABD tahvil piyasasında da işleyiş ciddi biçimde bozulmuştu. Fed, repo işlemlerini ve tahvil alımlarını genişleterek piyasa üzerindeki baskının hafiflemesine katkı sağladı.

Ancak bugünkü koşullar bu dönemlerle aynı değil. Yine de geçmişteki müdahaleler, yatırımcıların neden yalnızca yükselen getirilere değil, olası politika tepkisine de baktığını açıklıyor.

Coinbase’den “debasement trade” örneği

Coinbase, 11 Eylül tarihli değerlendirmesinde, genişletilen tahvil geri alımlarına rağmen uzun vadeli getirilerin yüksek kaldığını ve Bitcoin’in aynı dönemde altından daha iyi performans gösterdiğini belirtti. Kurum bunu, paranın değer kaybına ilişkin kaygılarla yapılan alımların Bitcoin’e yönelmesi olarak yorumladı.

Ancak doların güçlenmesini önemsiz saymak da doğru olmaz. Uzun vadeli satın alma gücü anlatısı Bitcoin’e talep yaratabilirken, güçlü dolar kısa vadede aynı varlık üzerinde baskı kurabilir. Piyasada bu iki görüş aynı anda bulunabiliyor.

Petrole geldiğimizde ise, petrolün yüksek seyretmesi, Fed açısından enflasyon sorununu canlı tutuyor. Buna karşılık beklentilerin altında kalan istihdam verileri, ekonominin yüksek faizleri ne kadar taşıyabildiğine ilişkin soruları artırıyor.

Piyasa bu nedenle tek bir veriye bakmıyor. Enerji fiyatları daha sıkı politika ihtiyacını düşündürürken, iş gücü piyasasındaki yavaşlama daha temkinli hareket etmeyi gerektirebilir.

Nitekim son istihdam raporunun ardından ekim ayında yeni bir faiz artışı beklentisi belirgin biçimde azaldı. Uzun vadeli tahvil getirileri yüksek kalırken, Fed’in yakın vadede bekleyebileceği düşüncesi Bitcoin’e bir miktar destek sundu.

ETF’ler de burada devreye giren önemli bir kanal. Yatırımcılar doğrudan kripto borsası kullanmadan Bitcoin’e erişebiliyor. Ağustos ayındaki toparlanmada da tahvil piyasasına ilişkin beklentilerin yanında spot Bitcoin ETF’lerine dönen girişlerin de rol oynadığı görüldü.

Bitcoin’in son dönemde verdiği mesaj, makroekonomik koşullardan kurtulduğu değil. Aynı koşulların yatırımcılar tarafından farklı biçimlerde okunabildiği.

Bir yatırımcı yüzde 5’in üzerindeki tahvil getirisini Bitcoin’den uzak durmak için gerekçe sayarken, diğeri aynı getiriyi büyüyen borç sorununun işareti olarak görebiliyor. Biri bugünkü faiz gelirini seçiyor; diğeri bu maliyetlerin ileride hangi kararları zorlayacağına yatırım yapıyor.

Son dönemin en önemli gelişmesi tahvil getirilerindeki artış olduğu için bu konuya ayrıca bir başlık daha açmak gerek.

ABD tahvil getirileri yükselmeye devam ederse Washington bundan sonra ne yapacak?

ABD hükümeti borçlanmak için daha fazla para ödüyor ve borçlanma maliyetlerini kontrol altına almanın kolay yolları tükeniyor. Uzun vadeli Hazine tahvil getirileri son yirmi yılın en yüksek seviyelerine yakın ve bunun nedenleri geçici görünmüyor. Washington, küçülmeyen bütçe açıklarını kapatmak için büyük miktarda borç satıyor. Enflasyonun yavaş yavaş düşmesi söz konusu. Ve yapay zeka yatırımlarındaki patlama, konut ve otomobil sektörleri zorlanırken bile faiz oranlarının düşmemesini sağlayacak kadar ekonomiyi güçlü tutuyor.

Yüksek getiriler, ABD’nin borçlanma maliyetini artırıyor. Sonuç olarak, 40 trilyon doları aşan borç için yılda yaklaşık 1 trilyon dolarlık faiz ödemesi ortaya çıkıyor ve bu faiz ödemesi, Washington’ın bu baskıyı ne kadar taşıyabileceği sorusunu gündeme getiriyor.

Hazine, kısa vadeli borçlanmaya ağırlık vererek ve uzun vadeli tahvilleri geri alarak baskıyı hafifletmeye çalışıyor. Bunlar yetersiz kalırsa Fed’in devreye girdiği daha güçlü seçenekler tartışılabilir: Kısa vadeli tahvilleri satıp uzun vadelileri aldığı “Operasyon Twist” veya belirli vadelerdeki getirileri bir tavanın altında tutmayı hedefleyen getiri eğrisi kontrolü.

Ancak bunlar henüz alınmış kararlar değil. Ayrıca borçlanma maliyetini baskılamak, bütçe açığını ortadan kaldırmıyor. Enflasyonun yüksek kaldığı bir ortamda bu adımlar, paranın satın alma gücüne ilişkin kaygıları artırabilir. Bitcoin’i destekleyen beklentilerden biri de bu: Yatırımcıların bir bölümü, büyüyen borç yükünün sonunda hangi politikaları zorlayacağını fiyatlıyor.

Apollo Global Management’ın baş ekonomisti Torsten Slok, “Hükümetin vergi gelirlerinden elde ettiği her beş dolardan bir doları ulusal borcun ödenmesine harcanıyor” dedi. “Bu gerçekten çok yüksek bir rakam ve artmaya devam edecek.” (Reuters)

İlgili;

Milyarder yatırımcı Dalio’dan ABD tahvilleri için kritik uyarı

ABD üç yıl içinde borç kriziyle karşılaşabilir. Biliyorsunuz ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisinin yaklaşık %5,3 ile 2002’den bu yana görülen en yüksek seviyelerde…

Ray Dalio ise Çin ve Japonya’nın ABD Hazine tahvillerine talebinin azalmasının borçlanma maliyetleri üzerindeki baskıyı artırabileceğini söyledi. Milyarder yatırımcı, ABD’nin üç yıl içinde bir borç kriziyle karşılaşabileceği yönündeki uyarısını yineledi.

6 Ekim’de Singapur’da Bloomberg Television’a konuşan Dalio, Çin’in ekonomik sorunlar ve jeopolitik gerilimler nedeniyle ABD borcunu finanse etmeye eskisi kadar istekli olmadığını belirtti. İki ülkenin hem rakip hem de borçlu ve alacaklı olmasının bu ilişkiyi zorlaştırdığını vurguladı. Japonya’nın da ABD’ye sağladığı sermayenin bir bölümünü ülkesine geri çekmek istediğini ifade etti.

İki ülkenin tahvil varlıklarında azalma şimdiden görülüyor. Bloomberg’in aktardığı verilere göre Japonya’nın ABD tahvili varlıkları temmuzda 12,8 milyar dolar azalarak yaklaşık 1,1 trilyon dolara geriledi. Çin’in resmi varlıkları ise 2013’teki 1,3 trilyon dolarlık zirveden yaklaşık 618 milyar dolara düştü. Ancak Çin’in başka ülkelerdeki saklama hesapları üzerinden tuttuğu tahviller bu rakama tam olarak yansımayabilir.

Reuters’a göre ABD’nin toplam borcu 40 trilyon doları aşarken yıllık faiz ödemeleri yaklaşık 1 trilyon dolara ulaştı. Bu tablo, yabancı yatırımcı talebindeki olası bir zayıflamanın neden kaygı yarattığını ortaya koyuyor.

Ninja News’te sunulan içerikler, yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi niteliğinde değildir. Ninja News’te paylaşılan bilgiler hiçbir şekilde bireysel yatırım kararlarınızı yönlendirmek için kullanılmamalıdır. Ninja News içeriklerine göre yatırım kararı kalan kullanıcıların yatırımlarından doğan tüm sorumluluk kullanıcılara aittir, hiçbir şekilde Ninja News, ortakları, iştirakleri veya çalışanları sorumlu tutulamaz. Sorumluluk Reddi Beyanı’nın tamamını okumak için tıklayınız.
Önceki haber
Tahvil Baskısına Meydan Okuyan Teknoloji Rallisi: S&P 500 Rekora Koşuyor!

Tahvil Baskısına Meydan Okuyan Teknoloji Rallisi: S&P 500 Rekora Koşuyor!

Sonraki haber
CFTC Harekete Geçti: Kaldıraçlı Kripto İşlemlerine Federal Çerçeve Geliyor

CFTC Harekete Geçti: Kaldıraçlı Kripto İşlemlerine Federal Çerçeve Geliyor

İlgili Rehber İçerikleri