ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvili getirilerinin 20 yılı aşkın sürenin en yüksek seviyelerine çıkması, hisse senedi piyasaları üzerindeki baskıyı artırmasına rağmen teknoloji hisselerine yönelik güçlü talep devam etti.
S&P 500 pazartesi günü yüzde 0,7 yükselirken, teknoloji şirketlerinin ağırlıkta olduğu Nasdaq 100 yüzde 0,9 değer kazandı. Böylece Nasdaq 100, üst üste ikinci seansta rekor seviyeden kapanış gerçekleştirdi.
Yatırımcılar yeniden teknoloji devlerine yöneldi
Piyasalardaki yükselişin önemli bölümünü Nvidia ve Microsoft gibi yüksek piyasa değerine sahip şirketler taşırken, yatırımcıların belirsizlik döneminde büyük ve likit teknoloji hisselerine yöneldiği görülüyor.
Integrity Asset Management Portföy Yöneticisi Joe Gilbert, S&P 500’ün bu yılki performansını “dirençli” olarak nitelendirirken, yükselişin son aşamasında endeks üzerinde ağırlığı yüksek şirketlerin ön plana çıktığına dikkat çekti.
Gilbert’e göre yatırımcıların daha fazla netlik aradığı mevcut ortamda, Muhteşem Yedili olarak adlandırılan büyük teknoloji şirketleri güvenli liman olarak değerlendiriliyor.
Tahvil faizleri yükselirken piyasanın genişliği zayıflıyor
Ancak endekslerdeki güçlü görünüm, piyasanın tamamına yayılan bir yükselişe işaret etmiyor. 10, 50 ve 200 günlük hareketli ortalamalarının üzerinde işlem gören hisselerin oranının mart ayından bu yana en düşük seviyelere gerilemesi, yükselişin giderek daha dar bir hisse grubuna bağımlı hale geldiğine işaret ediyor.
Piper Sandler analistleri tarafından takip edilen 416 sektör grubundan yalnızca 9’unun geçen hafta 26 haftanın yeni zirvesine ulaşması da piyasa katılımındaki zayıflığı ortaya koydu.
Piper Sandler Baş Piyasa Teknik Analisti Craig Johnson, faiz oranları ve petrol fiyatlarının düşmesi gerektiğini ancak bunun henüz gerçekleşmediğini belirterek, piyasanın iç dinamiklerinin kötüleştiğine dikkat çekti.
Morgan Stanley: Bazı sektörlerde görünüm iyileşiyor
Öte yandan Morgan Stanley stratejistleri, yaz başından bu yana ABD hisse senedi değerlemelerinde yaşanan düşüşün piyasanın bazı bölümlerinde daha elverişli bir ortam oluşturduğunu düşünüyor.
Michael Wilson liderliğindeki stratejistler, özellikle ekonomik gelişmelere duyarlı ve kâr temelleri güçlü sektörlerde değerlemelerin daha cazip hale geldiğini belirtiyor.
Bu görüş, piyasanın yalnızca yapay zeka ve büyük teknoloji şirketlerinden ibaret olmadığına yönelik beklentileri güçlendirirken, yatırımcıların önümüzdeki dönemde yükselişin daha geniş bir tabana yayılıp yayılmayacağını yakından izlemesine neden oluyor.
Güçlü şirket kârları borsaya destek veriyor
Tahvil piyasasındaki oynaklığa rağmen şirket kârlarına yönelik beklentiler ise hisse senetleri için önemli bir destek oluşturmaya devam ediyor.
Citigroup ve JPMorgan stratejistleri, güçlü şirket kârlarının tahvil piyasasındaki dalgalanmayı dengeleyerek hisse senetlerini desteklemeyi sürdürebileceğini değerlendiriyor.
Goldman Sachs stratejistleri de güçlü ekonomik veriler ve şirket kâr beklentilerindeki olumlu revizyonlara dikkat çekerek, S&P 500 şirketlerinin önemli bölümünün üçüncü çeyrekte piyasanın mevcut kâr tahminlerini aşmasını bekliyor.
Piyasaların önündeki kritik soru: Ralli genişleyecek mi?
ABD borsalarındaki mevcut tablo, bir yandan teknoloji hisselerinin gücünü koruduğunu, diğer yandan yükselişin piyasanın geneline aynı ölçüde yayılmadığını gösteriyor.
Tahvil faizlerinin yüksek seviyelerde kalması, petrol fiyatlarındaki hareketlilik ve piyasa genişliğindeki zayıflık, rallinin önündeki başlıca riskler arasında bulunuyor. Buna karşılık güçlü şirket kârları, yapay zeka yatırımları ve ekonomik verilerin desteği teknoloji hisselerine yönelik ilgiyi canlı tutuyor.
Önümüzdeki dönemde yatırımcıların odağında yalnızca S&P 500 ve Nasdaq 100’ün yeni rekorlara ulaşıp ulaşmayacağı değil, bu yükselişe daha fazla sektör ve şirketin katılıp katılmayacağı olacak. Rallinin geniş bir tabana yayılması, mevcut yükseliş trendinin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor.






























