Kuantum bilgisayarlar uzun süredir Bitcoin için potansiyel bir tehdit olarak tartışılıyor. Genelde ise bir gün yeterince güçlü kuantum bilgisayarların Bitcoin cüzdanlarındaki özel anahtarları kırıp kıramayacağı konuşuluyor. Ancak güvenlik uzmanlarına göre daha acil risk, doğrudan Bitcoin cüzdanlarından ziyade finansal sistemde bugün kurumlar arasında dolaşan şifrelenmiş verilerde olabilir.
Bankalar arası veriler de kuantum tehdidinin hedefinde
Ağ iletişimi firması ZeroTier’in CEO’su Andrew Gault’a göre finansal sistemin en tehlikeli zayıf noktası depolanan veriler değil; bankalar, ödeme sistemleri ve kurumlar arasında anlık olarak hareket eden veriler.
Coindesk’e verdiği demeçte Gault: “Finansal sistemin en tehlikeli zaafı depolanmış veriler değil, şu anda kurumlar arasında hareket eden verilerdir” dedi.
Gault, gelişmiş saldırganların bugün şifreli halde akan finansal verileri topladığını, ancak bunları hemen okumaya çalışmadığını söylüyor.
“Günümüzde bir ağ üzerinden iletilen her bankalararası mesaj, her ödeme doğrulama kaydı ve her dijital imza, henüz okumaya ihtiyaç duymayan gelişmiş düşmanlar tarafından toplanıyor.”
Bu kapsamda bankalar arası mesajlar, ödeme doğrulama kayıtları ve dijital imzalar gibi kritik veriler hedefte olabilir. Yani risk sadece birinin Bitcoin cüzdanı kırılır mı? sorusundan ibaret değil; finansal sistemin arka planda kullandığı güvenlik altyapısı da kuantum tehdidine açık hale gelebilir.
Bitcoin’de ana tartışma ise cüzdanlar üzerinden
Mart ayında yayımlanan Google Kuantum Yapay Zeka araştırması, yeterince güçlü bir kuantum bilgisayarın açıkta bulunan bir Bitcoin genel anahtarından özel anahtarı kısa sürede türetebileceğini öne sürmüştü.
Bu araştırmanın ardından tartışmalar özellikle açık genel anahtarlara sahip Bitcoin adresleri ve yaklaşık 6,9 milyon BTC’nin potansiyel riski üzerine yoğunlaştı.
Ancak Gault’a göre bu tartışma eksik. Çünkü kuantum bilgisayarlar henüz bu seviyeye ulaşmamış olsa bile, bugün internet üzerinden geçen şifreli finansal trafik çoktan toplanıyor olabilir. Bu da tehdidi geleceğe ait teorik bir mesele olmaktan çıkarıp, bugünden başlayan bir güvenlik sorununa dönüştürüyor.
Google’ın kendi güvenlik mühendisleri de aynı mesajları veriyor. Şirket, Mart ayındaki bir paylaşımında , kuantum donanımı, hata düzeltme ve kaynak tahminlerinin hesaplanmasındaki ilerlemeyi gerekçe göstererek, kuantum sonrası kriptografi geçişini tamamlamak için hedef yıl olarak 2029‘u belirledi.
İlginizi çekebilir;


































