Kuantum bilgisayarların bir gün Bitcoin’in mevcut şifreleme yapısını aşabilecek seviyeye ulaşması, son dönemde özellikle tartışılanlar arasında. Sektörde zaman zaman “Q-Günü” olarak anılan bu senaryo, özellikle büyük teknoloji şirketlerinin kuantum sonrası güvenlik hazırlıklarını hızlandırmasıyla daha ciddi konuşulmaya başladı.
Bu hafta ise tartışmayı yeniden açan gelişme Bitcoin geliştiricilerinin sunduğu BIP-361 adlı öneri oldu. Bu teklif, gelecekte kuantum saldırılarına açık kalabilecek eski Bitcoin’lerin belirli bir takvim içinde yeni ve daha güvenli adreslere taşınmasını öneriyor. Ancak teklifte, taşınmayan coin’lerin ilerleyen aşamalarda dondurulması ihtimali de yer alıyor.
Bitcoin geliştiricileri ne öneriyor?
BIP-361, özetle Bitcoin ağında kuantum saldırılarına karşı savunmasız olduğu düşünülen eski imza şemalarının zamanla devre dışı bırakılmasını öneriyor. Amaç, kuantum dirençli adreslere geçmeyen BTC’lerin oluşturabileceği güvenlik riskini sınırlamak.
Teklife göre süreç üç aşamada işleyecek. İlk aşamada, savunmasız adreslere yeni BTC gönderimi engellenecek. İkinci aşamada, eski imza yapısına bağlı coin’ler harcanamaz hale gelecek; yani fiilen dondurulmuş olacak. Son aşamada ise, geçiş süresini kaçıran bazı Bitcoin’lerin belirli bir kurtarma yöntemiyle yeniden erişilebilir hale getirilmesi planlanıyor.
Bu çerçevede geliştiriciler, Bitcoin arzının yaklaşık yüzde 34’ünü oluşturan ve kuantum saldırılarına karşı risk taşıdığı düşünülen 7 milyondan fazla BTC’nin korunmasını amaçlıyor.
Tartışmaların ana kaynağı: Erken dönem Bitcoin’ler risk altında kalabilir
Teklifin bu kadar dikkat çekmesinin temel nedeni, Bitcoin’in ilk dönemlerinde kullanılan bazı adres türlerinin bugün daha savunmasız kabul edilmesi. Özellikle erken dönem P2PK adreslerinde kilitli bulunan coin’lerin, yeterince güçlü kuantum bilgisayarların ortaya çıkması halinde risk altında kalabileceği düşünülüyor.
Buradaki en kritik başlıklardan biri de, Satoshi Nakamoto’ya ait olduğu düşünülen Bitcoin’ler. Uzun süredir hareketsiz duran ve yaklaşık 1 milyon BTC olduğu tahmin edilen bu varlıkların da benzer bir risk grubunda yer aldığı değerlendiriliyor.
Hoskinson: Plan her coin’i kurtaramaz, Satoshi dahil
Cardano kurucusu Charles Hoskinson da konuya ilişkin açıklamalarda bulundu. Hoskinson, bu önerinin önemli bir sorunu ele aldığını kabul etse de, planın tüm riskli Bitcoin’leri koruyamayacağını söylüyor.
Hoskinson’a göre teklif, teoride büyük miktarda BTC’yi kurtarma iddiası taşısa da, iş eski coin’lere geldiğinde tablo değişiyor. Özellikle erken dönem cüzdan yapıları nedeniyle yaklaşık 1,7 milyon BTC’nin bu plan kapsamında kurtarılamayabileceğini söylüyor. Bu gruba, Satoshi Nakamoto’ya atfedilen Bitcoin’lerin de dahil olabileceğini belirtiyor.
Hoskinson’a göre burada ima edilen model, daha sonra yaygınlaşan BIP-39 seed phrase mantığına dayanıyor. Ancak Bitcoin’in ilk yıllarında oluşturulan birçok cüzdan bu standarttan önceye ait olduğu için, o coin’lerin aynı mekanizma ile geri alınması mümkün olmayabilir.
Bu nedenle Hoskinson, “8 milyon Bitcoin’in bir kısmını kurtarabilirsiniz, ancak 1,7 milyonu bu plan kapsamında değil” diyor. Ona göre özellikle 2013 ve öncesine ait Bitcoin’ler, yani BIP-39 öncesi yapılar, bu kurtarma senaryosunun dışında kalabilir.
“Soft fork” mu, fiilen “hard fork” mu?
Hoskinson’ın bir diğer dikkat çeken eleştirisi ise BIP-361’in teknik sınıflandırmasına yönelik. Teklifin “soft fork” olarak sunulmasına rağmen, sonuçları itibarıyla bunun çok daha ağır bir değişiklik anlamına geldiğini belirtti.
Ona göre burada yalnızca yeni bir özellik eklenmiyor; aksine eski coin’lerin harcanabilirliği fiilen ortadan kaldırılıyor. Bu yüzden bunun basit bir teknik iyileştirme gibi ele alınamayacağını düşünüyor. Başka bir ifadeyle Hoskinson, önerinin adı ne olursa olsun, etkilerinin Bitcoin tarihinde oldukça sert bir kırılmaya işaret ettiğini savunuyor.





