ABD’de kripto piyasasının uzun süredir beklediği Clarity Act sürecinde gözler 14 Mayıs Perşembe günü yapılacak markup oturumunda. Oturum öncesi Senato, tasarıya ilişkin 309 sayfalık yeni metni yayımladı. Yeni taslak, Ocak ayında yayımlanan 278 sayfalık önceki metinden daha kapsamlı hale getirildi.
Taslak, yalnızca SEC ve CFTC’nin kripto piyasasındaki yetki alanlarını netleştirmeyi değil; bankaların dijital varlık kullanımı, Bitcoin ATM’leri, yazılım geliştiricilerin sorumluluğu, kişisel saklama hakkı ve iflas durumlarında kullanıcı varlıklarının korunması gibi birçok başlıkta yeni düzenlemeler içeriyor.
Ripple davası emsal olarak öne çıkıyor
Taslakta dikkat çeken başlıklardan biri, Ripple davasına benzer mahkeme kararlarının kripto varlıkların statüsü üzerindeki etkisi oldu.
Ripple’ın SEC’ye karşı verdiği mücadele ve mahkemeden çıkan karar, bazı kripto varlıkların sonsuza kadar menkul kıymet olarak değerlendirilemeyeceği tartışmasını güçlendirmişti.
Yeni metinde de benzer şekilde, bir kuruluş adına SEC’nin geri alamayacağı nitelikte bir mahkeme kararı varsa, ilgili varlığın hukuki statüsünün buna göre değerlendirilebileceği mesajı öne çıkıyor.
Bankalar için dijital varlık dönemi
Taslağın en önemli bölümlerinden biri bankacılık sistemiyle ilgili düzenlemeler oldu. 401. maddede, bankaların, kredi birliklerinin ve finansal holding şirketlerinin mevcut yetki alanları içinde dijital varlıkları ve blok zinciri teknolojisini kullanabilmelerinin önünü açıyor.
Bu kapsamda ödeme, saklama, borç verme ve alım satım gibi alanlarda dijital varlık altyapısının kullanılması mümkün hale gelebilir.
Bu madde, bankacılık sektörü açısından da önemli görülüyor. Çünkü bankalar uzun süredir stablecoin’leri kullanmak, dijital varlıkları borç verme süreçlerine dahil etmek ve Bitcoin’i teminat olarak kabul etmek istiyordu.
Stablecoin getirileri konusunda dil korundu
Taslakta stablecoin getirileriyle ilgili bölümde büyük bir değişiklik yapılmadı. Taslağın 404. bölümünde stablecoin getirilerine ilişkin dilin büyük ölçüde korunduğu görülüyor. Bu başlık, bankalar ile kripto sektörü arasında en tartışmalı alanlardan biri olmaya devam ediyor.
Ancak markup sürecinde yapılacak ek değişikliklerle bu bölümün yeniden şekillenme ihtimali bulunuyor.
Yeni taslakta, pasif stablecoin bakiyelerine banka faizi gibi getiri verilmesini sınırlayan yaklaşım korunurken, işlem, likidite, staking, yönetişim veya sadakat programları gibi gerçek kripto faaliyetlerine bağlı ödüllere alan bırakıldığı görülüyor.
Bitcoin ATM’lerine yasak yerine düzenleme geliyor
Taslakta Bitcoin ATM’leri için de ayrı bir düzenleme yer aldı.
Taslağın 205. bölümünde Bitcoin ATM’leri ele alınıyor. Son dönemde bu ATM’ler üzerinden gerçekleşen dolandırıcılık vakaları nedeniyle bazı ülkelerde yasaklama tartışmaları gündeme gelmişti.
Yeni metne göre Bitcoin ATM sağlayıcılarının zorunlu müşteri hizmetleri hattı ve destek sistemi sunması gündeme geliyor.
Yazılım geliştiricilere koruma
601 ve 604. maddelerde yazılım geliştiricilere yönelik önemli bir ifade yer alıyor. Buna göre geliştiriciler, yalnızca yazılım geliştirme faaliyetleri nedeniyle federal veya eyalet menkul kıymet yasaları kapsamında sorumlu tutulmayacak.
Başka bir ifadeyle, bir kişinin yalnızca kod yazması tek başına suç sayılmayacak. Ancak kasıtlı olarak suç faaliyetlerini kolaylaştıran durumlarda cezai sorumluluk devam edecek.
Bu bölüm, özellikle açık kaynak geliştiriciler ve DeFi ekosistemi açısından önemli görülüyor.
Kişisel saklama hakkı federal güvenceye alınıyor
Taslakta öne çıkan bir diğer madde ise 605. madde oldu.
Bu bölüm, kullanıcıların kripto varlıklarını kendi cüzdanlarında saklama hakkını federal düzeyde güvence altına almayı amaçlıyor.
Bu hak, geleneksel anlamda kişinin nakdini kendi kontrolünde tutmasına benzetiliyor. Eğer metin bu haliyle geçerse, self-custody yani kişisel saklama hakkı ABD’de daha güçlü bir yasal zemine kavuşacak.
İflas durumunda kullanıcı varlıkları korunacak
Taslakta iflas çerçevesiyle ilgili maddeler de güncellendi.
Yeni metne göre başarısız olan bir kripto borsasında tutulan kullanıcı varlıklarının yasal olarak kullanıcıya ait olduğu daha açık şekilde belirtiliyor. Bu varlıkların şirketin iflas masasına dahil edilmemesi hedefleniyor.
Taslağa kriptoyla ilgisiz konut maddesi eklendi
Yeni taslakta dikkat çeken en sıra dışı başlıklardan biri ise kriptoyla doğrudan ilgisi olmayan bir konut pilot programı oldu.
“Build Now Act” olarak anılan bu bölüm, topluluk geliştirme ve konut projelerine ilişkin bir düzenleme içeriyor. Kripto piyasasıyla doğrudan bağlantısı bulunmayan bu maddenin, yasama sürecinde destek almak için taslağa eklendiği yorumları yapılıyor.
Bu tür eklemeler, ABD’de büyük yasa tasarılarında zaman zaman siyasi pazarlıkların parçası olarak görülebiliyor.
Etik kuralların metinden çıkması tartışma yarattı
Taslakta en çok dikkat çeken eksiklerden biri ise etik kurallara ilişkin özel bir bölümün yer almaması oldu.
Daha önceki versiyonlarda kripto piyasasıyla bağlantılı çıkar çatışmalarını sınırlamaya yönelik daha katı etik hükümler gündeme gelmişti. Ancak yeni metinde bu başlığın belirgin şekilde geri planda kalması, bazı senatörlerin tepkisine neden olabilir.
Bu durum, tasarının Bankacılık Komitesi’nden geçse bile ilerleyen aşamalarda yeni pazarlıklara açık olacağını gösteriyor. Özellikle etik kuralların yeniden metne eklenmesi, Senato’daki daha geniş uzlaşı sürecinin kritik başlıklarından biri haline gelebilir.
Kaynak: Yahoo
















