Kripto para piyasasında hafta başında yaşanan satış baskısının ardından güçlü bir toparlanma görülüyor.
Bitcoin 82.000 doları aşarken, küresel kripto para piyasasının toplam değeri 2,82 trilyon dolara ulaşarak yedi ayın en yüksek seviyesine çıktı. ABD merkezli spot Bitcoin ETF’lerine ise 731 milyon dolarlık net giriş gerçekleşti.
Kripto bağlantılı ABD şirketlerinin hisseleri de harekete eşlik etti.
Piyasadaki toparlanmada ABD tahvil faizlerinin geri çekilmesi ve Fed’in eylül toplantısında faiz artırmayabileceğine yönelik beklentilerin güçlenmesi etkili oldu.
Bitcoin ETF’lerine 731 milyon dolarlık giriş
Fiyat hareketinin yanında kurumsal talep tarafında da dikkat çekici bir hareket yaşandı.
ABD’de işlem gören spot Bitcoin ETF’leri 3 Eylül’de toplam 730,8 milyon dolarlık net giriş kaydetti. Ocak ayından bu yana en güçlü günlük sermaye girişine işaret ediyor.
Girişlere BlackRock’ın IBIT fonu 454 milyon dolarla liderlik etti. Ark Invest ve 21Shares’in ARKB fonuna yaklaşık 138 milyon dolar, Fidelity’nin FBTC fonuna ise 74,4 milyon dolar giriş gerçekleşti.
3 Eylül itibarıyla ABD spot Bitcoin ETF’lerine lansmanlarından bu yana gerçekleşen toplam net giriş 55 milyar doların üzerine çıktı.
Fidelity: Bitcoin için dört yıllık döngü yeniden gündemde
Fidelity, yayımladığı 2026 dördüncü çeyrek kripto görünümünde Bitcoin piyasasının önümüzdeki aylarda izleyeceği yön açısından dört yıllık döngü teorisini yeniden gündeme getirdi.
Şirket, Bitcoin’in geçmişte boğa piyasası zirveleri ve ayı piyasası diplerini yaklaşık dört yıllık aralıklarla oluşturduğunu hatırlattı.
Son büyük ayı piyasası dibinin Kasım 2022’de oluştuğuna dikkat çeken Fidelity, geçmiş döngünün tekrar etmesi halinde mevcut ayı piyasasının dip bölgesinin Kasım 2026 civarında oluşabileceğini ifade etti.
Şirkete göre Bitcoin’in dip seviyesini temmuz ayında zaten oluşturmuş olması mümkün. Bunun yanında fiyatın yeniden gerileyerek kasım ayında veya daha sonraki bir dönemde yeni bir dip oluşturması da ihtimaller arasında.
Fidelity’ye göre yılın son çeyreğinde ayrıca; volatilite, ABD’deki düzenleyici gelişmeler, para politikası ve kurumsal benimsenme de piyasanın yönü açısından önemli olacak.
İlgili;











