Altın, uzun yıllardır enflasyona karşı en güçlü korunma araçlarından biri olarak öne çıkıyor. Fiyatlar yükseldiğinde, para birimlerinin satın alma gücü zayıfladığında ve piyasalarda belirsizlik arttığında yatırımcıların altına yönelmesi beklenir.
Ancak son zamanlarda bu durum farklı çalışabiliyor.
ABD’de enflasyon yeniden yüksek seyrederken altın fiyatları rekor seviyelerden uzaklaştı.
Çünkü altın yalnızca enflasyona değil, enflasyona karşı merkez bankalarının verdiği tepkiye de duyarlı.
Altın için asıl baskı yüksek faiz ve güçlü dolar
Yatırımcı için altın tutmanın maliyeti, başka varlıklardan elde edilebilecek getiriyle doğrudan bağlantılıdır. Faizlerin düşük olduğu dönemlerde altın tutmanın fırsat maliyeti sınırlıdır. Çünkü yatırımcı tahvilde ya da nakitte yüksek bir getiri kaçırmaz.
Ancak tahvil getirileri yükseldiğinde tablo değişir. Devlet tahvilleri reel getiri sunmaya başladığında, yatırımcı için faiz getirmeyen altını elde tutmak daha pahalı hale gelir.
Bu yüzden altın, sadece enflasyon yükseldiği için değil; faizlerin, reel getirilerin ve doların nasıl hareket ettiğine göre fiyatlanır.
Bugünkü piyasa ortamında da altını baskılayan ana başlık bu. Enflasyon yüksek kalırken Fed’in faiz indirimine gitmesi beklenmiyor. Aksine, piyasalar artık yeni faiz artışlarını fiyatlamaya başladı.
Fed’in şahinleşmesi altın için negatif
Yeni Fed Başkanı Kevin Warsh’un ilk mesajları piyasa tarafından net şekilde şahin algılandı. Warsh, enflasyonla mücadelenin süreceği mesajını verirken, yatırımcıların beklediği güvercin ton gelmedi.
Fed’in son projeksiyonlarında bazı üyelerin yıl içinde faiz artışı beklemesi de bu fiyatlamayı güçlendirdi.
Bu durum altın açısından kritik. Çünkü enflasyon yüksekken Fed gevşek kalırsa, reel faizler düşebilir ve altın destek bulabilir. Ancak enflasyon yüksekken Fed sıkılaşmaya devam ederse, tahvil getirileri ve dolar güçlenir. Bu da altının yükseliş alanını daraltır.
Güçlü ekonomi de altının aleyhine çalışıyor
Altını baskılayan tek unsur Fed değil. ABD ekonomisinin hala dirençli kalması ve şirket kârlarının güçlü seyretmesi de yatırımcıların altına yönelmesini sınırlıyor.
Ekonomi büyürken, şirketler kâr üretirken ve hisse senedi piyasalarında cazip getiri fırsatları oluşurken, yatırımcılar faiz ya da temettü getirmeyen altına daha temkinli yaklaşabiliyor.
Bu nedenle altın, genellikle en iyi performansını sadece enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde değil; büyümenin zayıfladığı, faizlerin düştüğü ve risk iştahının bozulduğu dönemlerde gösteriyor.
Piyasanın değişen faiz beklentileri, büyük kurumların altın tahminlerine de yansımaya başladı.
Goldman Sachs, 2026 sonu altın tahminini ons başına 5.400 dolardan 4.900 dolara düşürdü. Daha şahin bir senaryoda ise altının 4.400 dolar seviyelerine doğru gerileyebileceği belirtiliyor.
Altın ne zaman gerçekten güçlenir?
Altının güçlü performans gösterdiği dönemler genellikle üç koşulun aynı anda oluştuğu dönemlerdir:
- Enflasyon yüksek kalır, merkez bankaları faiz indirmeye başlar, reel getiriler düşer.
- Büyüme zayıflar, borsalarda oynaklık artar ve yatırımcılar güvenli liman arayışına girer.
- Dolar değer kaybeder ve küresel yatırımcılar alternatif değer saklama araçlarına yönelir.
Bugünkü tabloda ise bu koşulların tamamı henüz oluşmuş değil. Enflasyon yüksek ancak Fed gevşemiyor. Jeopolitik riskler var ancak dolar güçlü. Altın hala güvenli liman olarak görülüyor ancak yüksek faiz ortamı bu hikayeyi zayıflatıyor.
Bu yüzden “enflasyon yükseliyor, o halde altın kesin yükselir” yaklaşımı piyasanın tamamını açıklamaya yetmiyor.
Altın için asıl belirleyici soru şu: Enflasyon yükselirken merkez bankaları ne yapacak?
Kaynak: Euronews





