Ekonomistler, açıklanan yeni vergilerden sonra, agresif tarifelerin yürürlükte kalması halinde ithal edilen malların fiyatlarını artıracağını, enflasyonu yeniden canlandıracağını ve Fed’in para politikasında zorlayıcı bir sürece girmesine neden olabileceğini belirtti.
Ticaret Savaşları ve Ekonomik Riskler
ABD ile diğer ülkeler arasında tırmanan tarifelerin, tedarik zincirlerinde aksamalara yol açarak üretim maliyetlerini artırması bekleniyor. Bu durum, enflasyonu yeniden yükseltirken, büyüme beklentilerini olumsuz etkileyebilir.
KPMG Başekonomisti Diane Swonk, gümrük vergilerinin ABD’de ekonomik yavaşlama riskini artırdığını vurgulayarak, “Bu tarifeler, Fed’in faiz kararlarını geciktirmesine neden olabilir” dedi.
Wells Fargo & Co. Başekonomisti Jay Bryson ise tarifelerin Fed’i zor bir ikilemle karşı karşıya bıraktığını belirterek, “Eğer büyüme yavaşlar ve işsizlik oranı artarsa, Fed destekleyici olmak isteyebilir. Ancak enflasyon yükselirse faiz artışlarını yeniden gündeme almak zorunda kalabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Fed’in Stratejisi ve Olası Senaryolar
Fed’in mevcut politika duruşunu nasıl şekillendireceği belirsizliğini korurken, piyasalarda faiz indirimi beklentileri azalmış durumda. RSM US LLP Başekonomisti Joseph Brusuelas, yeni tarife düzenlemelerinin ABD ekonomisini resesyon riskine daha da yaklaştırdığını belirterek, “Enflasyonun yıl sonuna kadar yüzde 3-4 aralığında seyretmesi muhtemel. Bu da Fed’in yakın vadede faiz indirimi yapma olasılığını azaltıyor” ifadelerini kullandı.
Uzmanlar, Beyaz Saray’ın aldığı bu sert önlemlerin, Fed’in karar mekanizmasını daha da karmaşık hale getirdiğini ve piyasaların önümüzdeki dönemde daha fazla dalgalanma yaşayabileceğini öngörüyor. Ekonomik belirsizliklerin arttığı bu süreçte, yatırımcılar ve politika yapıcılar için risk yönetimi kritik bir hale geldi.