Tahvil yatırımcıları açısından haftanın en önemli başlığı, Kevin Warsh’ın ABD Senatosu’nda gerçekleştireceği onay duruşması olacak. Warsh için ABD Senatosu’ndaki onay duruşması bu hafta Salı gerçekleşecek. Söz konusu oturum, yalnızca Fed’in gelecekteki para politikası duruşuna ilişkin ipuçları sunmakla kalmayacak, aynı zamanda piyasalardaki faiz beklentilerinin yeniden şekillenmesine de neden olabilir.
Özellikle yatırımcılar, Warsh liderliğinde bir Fed’in enflasyonla mücadeleyi mi yoksa ekonomik büyüme ve istihdamı mı önceliklendireceğini anlamaya çalışıyor.
Petrol Fiyatları ve Jeopolitik Gelişmeler Tahvilleri Destekledi
Geçtiğimiz hafta İran ile ilgili jeopolitik risklerde azalma ve olası bir barış anlaşmasına yönelik artan beklentiler, küresel piyasalarda risk iştahını destekledi. Bu gelişme, ABD Hazine tahvillerinde yaşanan satış baskısını sınırlarken, getirilerde de kısmi bir geri çekilmeye yol açtı.
Daha önce savaş kaynaklı arz endişeleri nedeniyle yükselen petrol fiyatları, kısa vadeli tahvil getirilerini yukarı taşımıştı. Nitekim iki yıllık ABD tahvil getirisi yüzde 3,75 seviyesinin üzerine çıkmış, ancak petrol fiyatlarındaki geri çekilme sonrası yeniden bu seviyenin altına gerilemişti.
Faiz İndirimi Beklentileri Güçleniyor
Piyasalardaki son fiyatlamalar, yatırımcıların yıl sonuna kadar Fed’den faiz indirimi beklentilerini artırdığını gösteriyor. Enerji fiyatlarındaki düşüşün enflasyon üzerindeki baskıyı hafifletebileceği düşüncesi, bu beklentiyi destekleyen temel faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
JPMorgan Asset Management portföy yöneticisi Priya Misra, tahvil piyasasında yaşanan hareketlerin rasyonel olduğunu belirterek, daha önce yüksek enerji fiyatlarının enflasyonu yukarı çekerek Fed’in manevra alanını daraltacağı beklentisinin hakim olduğunu ifade etti. Misra’ya göre petrol fiyatlarındaki düşüşün devam etmesi halinde, piyasalarda kademeli faiz indirimlerinin fiyatlanması hız kazanabilir.
Piyasalarda Kritik Soru: Enflasyon mu, İstihdam mı?
Yatırımcıların asıl odak noktası ise oldukça net: Kevin Warsh yönetimindeki bir Fed, politika önceliğini enflasyonla mücadeleye mi yoksa istihdamı desteklemeye mi verecek?
Bu sorunun yanıtı, yalnızca ABD tahvil piyasalarını değil; küresel risk iştahı, doların yönü ve gelişmekte olan ülke varlıkları üzerinde de belirleyici olacak.
Bu nedenle bu hafta gerçekleştirilecek Senato oturumu, tahvil piyasaları başta olmak üzere tüm finansal varlıklar için kritik bir katalizör görevi görebilir. Yatırımcılar, Fed’in gelecekteki faiz patikasına dair daha net sinyaller almak için Warsh’ın açıklamalarını yakından takip edecek.







