Trump yönetimi, dolar destekli stablecoinlerin dünya genelinde daha fazla kullanılmasını sağlayacak yeni bir girişimi değerlendiriyor. Bu gelişme özellikle ABD’nin federal borcunun daha da arttığı bir dönemde geliyor.
Bloomberg’ün haberine göre ABD hükümeti, özel şirketlerle ortak projeler geliştirerek farklı ülkelerde stablecoin altyapısının kurulmasını destekleyebilir. Planda ABD Hazine Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve ABD Uluslararası Kalkınma Finansmanı Kurumunun rol alması bekleniyor, ancak detaylar henüz açıklanmadı.
Washington’ın amacı kripto sektörünü büyüterek, USDT ve USDC gibi dolar destekli stablecoinlerin yaygınlaşmasını ve doların küresel rezerv para konumunu güçlendirmek.
Bu, ABD tahvilleriyle de doğrudan bağlantılı bir hamle. Stablecoin şirketleri, piyasaya sürdükleri tokenları güvence altına almak için dolar ve kısa vadeli ABD Hazine tahvilleri tutuyor. Dolayısıyla stablecoinlere olan talep arttıkça, bu şirketlerin rezerv olarak daha fazla ABD tahvili satın alması gerekiyor.
Stablecoinler kriptonun dolara alternatif olma iddiasından doğdu, ancak bugün doların hakimiyetini ve ABD’nin borçlanma sistemini güçlendiren bir araca dönüşüyor. Stablecoin piyasasının büyümesi, ABD tahvillerine milyarlarca, ilerleyen dönemde ise trilyonlarca dolarlık ek talep yaratabilir. Bu sebeple ABD yönetimi stablecoin gelişmelerine ve ABD’deki kripto piyasasını regüle edecek tasarılara ihtiyaç duyuyor.
ABD, federal borcunu kripto paralarla mı ödeyecek?
ABD, stablecoinlerin yaygınlaşmasıyla Hazine tahvillerine yeni ve sürekli bir talep oluşturmayı, böylece büyüyen federal borcun finansmanını kolaylaştırmayı amaçlıyor. Stablecoinler, ABD’nin 40 trilyon doları aşan borcunu doğrudan ödemeyecek ancak bu borcu finanse edecek yeni bir küresel alıcı kitlesi oluşturabilir.

Burada ayrım önemli.
ABD’nin stablecoin planı, zaman zaman “Washington federal borcunu kripto paralarla ödeyecek” şeklinde yorumlanıyor. Ancak bu planlar 40 trilyon doları aşan federal borcun Bitcoin veya stablecoinlerle doğrudan kapatılması demek değil, ülkenin borçlanmasını finanse edecek yeni ve küresel bir yatırımcı kitlesi oluşturmak.
Dolar destekli stablecoinler, dolaşımdaki her token karşılığında rezerv bulunduruyor. GENIUS Act kapsamında bu rezervlerde nakit ve kısa vadeli ABD Hazine tahvilleri gibi yüksek likiditeye sahip varlıkların kullanılması gerekiyor. Bu nedenle USDT ve USDC gibi stablecoinlere talep arttığında, ihraççı şirketlerin daha fazla Hazine tahvili satın alması gerekiyor.
Tahvillere yönelik talebin artması, fiyatların yükselmesine ve getirilerin düşmesine yardımcı olabilir. Daha düşük tahvil getirileri ise ABD hükümetinin yeni borçlanmalarını ve vadesi gelen borçlarını daha düşük faiz maliyetiyle çevirmesini kolaylaştırabilir. Dolayısıyla Washington’ın stablecoin planı tahviller için yeni alıcılar oluşturmayı ve uzun vadede ise federal borcun faiz yükünü hafifletmeyi de amaçlıyor.
ABD yönetimi, stablecoin kullanımını başka ülkelerde de yaygınlaştırarak bu mekanizmayı büyütmek istiyor. Örneğin Türkiye’de veya başka bir gelişmekte olan ülkede dolar stablecoini satın alan bir kullanıcı, doğrudan tahvil almasa bile dolaylı olarak ABD Hazine tahvillerine talep oluşturmuş oluyor. Stablecoin şirketi, kullanıcıdan aldığı para karşılığında rezervine kısa vadeli ABD tahvili ekliyor.
Türkiye örneği;
ABD yönetimi, stablecoin kullanımını başka ülkelerde yaygınlaştırarak bu mekanizmayı büyütmek istiyor. Bunun nasıl çalıştığını Türkiye üzerinden de anlayabiliriz.
Türkiye’de bir kullanıcı, birikimini korumak veya kripto işlemi yapmak için USDT ya da USDC satın aldığında doğrudan ABD tahvili almasa da stablecoin şirketi, kullanıcıdan aldığı para karşılığında rezervine kısa vadeli ABD Hazine tahvili ekleyebiliyor.
Aslında kullanıcı, farkında olmadan ABD tahvil piyasasına dolaylı olarak yatırım yapmış oluyor.
Yani ABD artık tahvilleri yalnızca bankalara, yatırım fonlarına veya yabancı merkez bankalarına satmıyor, gelişen kripto piyasasında stablecoinler de artık milyonlarca kişiyi dolaylı olarak bu sisteme dahil ediyor.
Özellikle enflasyonun yüksek, yerel para birimine güvenin düşük veya bankacılık sistemine erişimin sınırlı olduğu ülkeler bu planın merkezinde yer alabilir. Türkiye de bu sistemde büyük bir kullanıcı rolünde.
ABD, dijital para yarışında özel şirketleri kullanıyor
Sistemi tam olarak anlamak için diğer ülkelere de bakmak gerek. Çin, dijital yuanı sınır ötesi ödeme sistemlerinde kullanmaya çalışıyor; Avrupa da dijital euroyu ve tokenize finans piyasalarını destekleyecek kendi ödeme altyapısını geliştiriyor.
ABD’nin yaklaşımına bakıldığında ise biraz farklı.
Washington, doğrudan merkez bankasının çıkaracağı bir dijital para yerine özel şirketler tarafından ihraç edilen dolar stablecoinlerini destekliyor. Circle ve Tether gibi şirketler teknik altyapıyı ve dağıtımı sağlarken, doların kullanım alanı ve ABD tahvillerine yönelik talep yaratıyor.
Bu modelde de ABD hazinesi kazançlı çıkıyor. Dahası, stablecoin şirketleri de rezerv olarak tuttukları tahvillerden yüksek faiz geliri elde ediyor. Kripto borsaları daha fazla işlem hacmi kazanırken kullanıcılar dolara daha kolay erişiyor.











