Küresel tahvil piyasalarında yükselen faizler ve artan volatilite, hisse senedi piyasaları üzerindeki baskıyı artırıyor. Morgan Stanley, uzun vadeli tahvil getirilerindeki yükselişin devam etmesi halinde ise ABD borsalarında Mart sonundan bu yana görülen ilk anlamlı düzeltmenin yaşanabileceği uyarısında bulundu.
Mike Wilson liderliğindeki strateji ekibine göre, tahvil piyasasında süren sarsıntı hisse senedi rallisini rayından çıkarabilecek en önemli risklerden biri haline geldi. Banka, özellikle uzun vadeli tahvil faizlerinin yüksek kalmasının hisse senedi değerlemeleri üzerinde baskı yaratabileceğine dikkat çekiyor.
Tahvil getirileri son yılların en yüksek seviyesinde
ABD’de 30 yıllık Hazine tahvili getirisi %5,13 seviyesine yükselerek 2007’den bu yana en yüksek kapanış seviyesine ulaştı. 10 yıllık tahvil getirisi de yükselişini sürdürürken, Japonya’nın 30 yıllık tahvil getirisi de rekor seviyelere çıktı.
Morgan Stanley analistleri, yatırımcıların inatçı enflasyon senaryolarını daha fazla fiyatlamaya başlamasıyla tahvil getiri eğrilerinin yukarı yönlü hareket ettiğini belirtiyor. Bu durum, özellikle büyüme hisseleri ve yüksek değerlemeli şirketler üzerinde daha belirgin baskı yaratabilir.
Cuma günü S&P 500 endeksinin tarihi zirvesinden geri çekilmesi de bu endişelerin piyasaya yansımaya başladığını gösterdi. Bankaya göre, uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükseliş devam ederse, borsalarda Mart ayındaki dip seviyelerden bu yana görülen en ciddi kâr satışı dalgası tetiklenebilir.
Buna rağmen Morgan Stanley, ABD hisse senetlerine ilişkin orta vadeli iyimserliğini koruyor. Banka, şirket bilançolarındaki güçlü büyüme ve kâr beklentilerindeki dayanıklılık nedeniyle 12 aylık S&P 500 hedefini 8.300 puanda korudu.
















