Küresel hisse senedi piyasaları, yarı iletken şirketlerinde derinleşen satış baskısının etkisiyle haftanın son işlem gününde geriledi. Asya’da Tayvan borsası yüzde 6’nın üzerinde değer kaybederken Japonya’nın Nikkei endeksindeki düşüş yüzde 4’e yaklaştı. Avrupa piyasaları da güne satış ağırlıklı başladı.
Açılışta ABD borsasından 850 milyar dolardan fazla kayıp yaşandı, yarı iletken ve teknoloji hisseleri satış dalgasını başlattı.
S&P 500 %-1.15 düştü
NASDAQ %-1.6 düştü
TSMC net karı beklentileri aştı, ancak yetmedi
Çip hisselerindeki düşüşün dikkat çeken tarafı ise satışların, sektörün önde gelen şirketlerinden gelen güçlü finansal sonuçlara rağmen devam etmesi oldu. Dünyanın en büyük çip üreticilerinden TSMC’nin ikinci çeyrek kârı beklentileri aşarken, şirket hisseleri satış baskısından kurtulamadı.
Çip üretim ekipmanları alanında faaliyet gösteren ASML de hafta içinde 2026 yılına ilişkin satış tahminini yükseltmişti. Ancak olumlu şirket haberleri, yatırımcıların yapay zekâ hisselerindeki yüksek değerlemelere yönelik endişelerini gidermeye yetmedi.
IG piyasa analisti Fabien Yip, yapay zekâ rallisine katılmak isteyen bireysel yatırımcıların önemli bölümünün borçlanarak pozisyon aldığını belirtti. Yip’e göre kaldıraçlı işlemlerin çözülmeye başlaması, piyasalardaki düşüşün normalden daha sert yaşanmasına neden olabilir.
Orta Doğu’daki gerilim satışları artırdı: Fed beklentileri de değişiyor
Teknoloji hisselerindeki satışa, Orta Doğu’da yeniden başlayan askeri saldırıların yarattığı belirsizlik de eklendi. Bölgede artan gerilim risk iştahını zayıflatırken petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalmasına yol açtı.
Enerji fiyatlarındaki yükseliş, küresel enflasyonun yeniden hızlanabileceği ve ekonomik büyümenin baskı altında kalabileceği endişelerini de beraberinde getirdi. Böylece piyasalar aynı anda hem teknoloji hisselerindeki yüksek değerlemeleri hem de jeopolitik risklerin ekonomiye olası etkilerini fiyatlamaya başladı.
Yatırımcılar ayrıca ABD Merkez Bankasının yılın geri kalanında izleyeceği faiz politikasına odaklandı. Dolar, azalan faiz artırımı beklentileri ile artan güvenli liman talebinin birbirini dengelemesi sonucu haftanın son işlem gününde yatay seyretti.
Hafta içinde açıklanan ABD tüketici ve üretici enflasyonu verilerinin beklentilerden olumlu gelmesinin ardından, piyasanın Fed’den beklediği faiz artışı miktarı da geriledi. Para piyasaları, Fed’in aralık ayına kadar yaklaşık 27 baz puanlık faiz artırımı yapabileceğini fiyatlıyor.
Enflasyon verilerinin bir miktar rahatlama sağlamasına rağmen petrol fiyatlarındaki yükseliş ve Orta Doğu’daki gelişmeler, Fed’in politika görünümüne ilişkin belirsizliğin devam etmesine neden oluyor.
Bu arada yen, 40 yılın en düşük seviyesine yakın seyretti ve son olarak dolar karşısında 162,31 seviyesinde işlem gördü. Bu durum, Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama’nın para birimini desteklemek için yeniden girişimlerde bulunmasına yol açtı.





