Kripto piyasasında son birkaç yıldır “benimsenme” kelimesi oldukça sık kullanılır oldu. Peki bugün geldiğimiz noktada bu benimsenmenin ne kadarını anladık?
Bitcoin bugün 85 bin dolar seviyesinde. Piyasada hala en büyük beklenti boğa sezonunun başlaması ve altcoinlerin yeniden yükselmesi. Ancak piyasa gelişirken artık gözümüz yalnızca token fiyatlarında olmamalı.
Blok zincir kullanımı büyüyor, zincir üstü piyasalar genişliyor, büyük finans şirketleri kripto altyapısına giriyor. Öyle ki bu büyüme artık sadece Bitcoin, Ethereum veya altcoinlerle sınırlı olmaktan çıktı.
Stablecoinler doları zincire taşıdı. RWA projeleri tahvil ve fonları getirdi. Tokenize hisseler Apple, Tesla ve Nvidia gibi şirketleri blockchain üzerine taşımaya başladı. Şimdiyse kripto platformları, bu hisselerin kendisini satın almadan fiyatları üzerinde perpetual işlemler yapılabilecek piyasalar üzerinde çalışmaya başladı.
Peki;
Kripto paralar mı büyüyor, yoksa kriptonun altyapısı mı?
Kriptonun ilk ürünü kripto paraydı
Bitcoin’in ortaya çıkışında blok zincir ile varlık birbirinden ayrı düşünülemiyordu. Bitcoin ağı vardı ve bu ağın varlığı BTC’ydi.
Ethereum’la birlikte bu yapı genişledi. Akıllı sözleşmeler, DeFi, NFT’ler ve farklı tokenlar ortaya çıktı. Ancak yine de sektörün merkezinde kripto-native varlıklar bulunuyordu.
Bugün ise farklı durumlar ortaya çıkmaya başladı.
Blok zincir artık geleneksel finansın ürünleri de aynı altyapıya taşınmaya başladı.
- Dolar stablecoin oldu.
- ABD tahvilleri tokenize edildi.
- Fonlar zincire taşındı.
Şimdi de sıra hisselere geldi.
SEC, 17 Eylül’de tokenize ABD hisselerinin belirli koşullar altında zincir üzerinde işlem görmesini kolaylaştıran beş yıllık geçici bir muafiyet yayımladı. Düzenleme, tokenize hisselerin izinli AMM havuzları üzerinden işlem görmesine imkan tanıyor, ayrıca tokenize ürünün geleneksel hisseyle aynı hakları sağlamasını da şart koşuyor.
Bu, tokenizasyonun artık yalnızca kripto şirketlerinin denediği bir alan olmadığını gösteriyor.
Dahası; piyasa tokenize hisselerin de ötesine geçmeye başladı.
Hyperliquid en güzel örneklerden biri
Hyperliquid’de üçüncü tarafların kendi perpetual piyasalarını oluşturmasına imkan veren HIP-3 altyapısı üzerinden Nvidia, Tesla ve Nasdaq-100 gibi geleneksel piyasalara bağlı ürünler işlem görüyor.
Burada yatırımcının Nvidia hissesini veya tokenize edilmiş Nvidia hissesini satın almasına gerek yok.
Yalnızca Nvidia’nın fiyatı üzerinde long veya short pozisyon açabiliyor.
Kripto piyasasının Bitcoin ve altcoinlerde yıllardır kullandığı perpetual modeli artık geleneksel finans ürünlerine uygulanıyor.
Bir diğer örnek de Coinbase’den. Coinbase de aynı yöne ilerlemeye başladı. Şirket, ABD’de hisse senetlerine bağlı perpetual ürünler sunmak amacıyla düzenleyici başvurular yaptı. Şirket zaten ABD dışındaki yatırımcılara 24/7 işlem gören ve USDC ile uzlaşılan hisse perpetual’ları sunuyor.
Böylece geleneksel bir hisse:
hisse → tokenize hisse → perpetual sözleşme
şeklinde giderek daha kripto-native bir ürüne dönüşüyor.
Kripto borsaları artık yalnızca kripto satmıyor
Bu dönüşümün belki de en önemli tarafı burada. Kripto borsalarının ürün yelpazesi de giderek geleneksel borsalara benziyor.
Kullanıcı aynı platformda Bitcoin alabiliyor, stablecoin tutabiliyor, altın veya hisse fiyatına bağlı ürünler trade edebiliyor ve perpetual pozisyon açabiliyor.
Dolayısıyla Coinbase, Kraken, Robinhood veya Hyperliquid gibi platformların gelecekteki rakipleri yalnızca birbirleri olmayabilir.
Nasdaq, CME veya klasik aracı kurumlarla rekabet etmeye başlayabilirler.
Bu durumda “kripto borsası” tanımı da yetersiz kalmaya başlıyor.
Çünkü platformun sunduğu şey artık yalnızca kripto değil.
Stablecoinler bunun en açık örneği
Stablecoinlerden buna çok önemli örnekler verebiliriz.
Bugün stablecoinlerin büyümesi kripto ekonomisinin büyümesi olarak görülse de stablecoin kullanan bir kişinin amacı her zaman Bitcoin veya başka bir kripto para satın almak değil.
Para transferi yapmak, ödeme almak, dolar tutmak veya DeFi içinde teminat kullanmak da mümkün.
Yani blockchain büyüyor fakat ekonomik değer başka bir varlığa, örneğin dolara bağlı kalabiliyor.
Tokenize hisselerde de benzer bir durum var.
Apple hissesi blockchain üzerinde işlem gördüğünde blok zincir kullanımı artıyor. İşlem ücreti ödeniyor, likidite oluşuyor, zincir üstü hacim büyüyor.
Ama yatırımcının satın almak istediği şey yine Apple.
Blok zincir burada varlığın kendisi değil, altyapısı haline geliyor.
Geleneksel finans da blok zincire geliyor
Kripto şirketlerinin yanında aslında geleneksel finansın da bu yöne doğru ilerlediği söylenebilir.
Avrupa Merkez Bankası, blok zincir tabanlı finansal işlemlerin merkez bankası parasıyla uzlaştırılmasına imkan tanıyan yeni sistemler geliştiriyor. Büyük bankalar ve takas kuruluşları da bu altyapılarda yer almaya başlıyor.
Bu gelişme önemli.
Çünkü birkaç yıl önce tartışma “bankalar kripto kullanacak mı?” şeklindeydi.
Bugün ise: “Finansın ne kadarı blockchain üzerinde çalışacak?” sorusu gündeme geliyor.
Kripto önemsizleşti mi?
Bu gelişmeler kripto paraların önemsizleştiği anlamına gelmiyor. Ancak;
Bazı ağların tokenları işlem ücretleri, güvenlik, staking, yönetişim veya teminat amacıyla kullanılmaya devam ediyor. Bitcoin ise ayrı bir parasal varlık anlatısına sahip.
Bütün sektör için ise aynı sonucu çıkarmak zor.
Bir blok zincir üzerinde trilyonlarca dolarlık tokenize hisse işlem görmesi, o ağdaki bütün tokenların aynı ekonomik değeri yakalayacağı anlamına gelmez.
Kripto sektörü uzun yıllar geleneksel finans sisteminin yerini alabilecek alternatif bir ekonomi kurmaya çalıştı. Şimdiyse farklı bir sonuç ortaya çıkıyor olabilir.
Kripto geleneksel finansı ortadan kaldırmak yerine onu kendi altyapısına çekiyor.
Hisseler kalıyor.
Tahviller kalıyor.
Dolar kalıyor.
Altın kalıyor.
Ama işlem biçimleri değişiyor.
Kripto sektörü büyüyor, ancak artık sadece Bitcoin veya altcoinler özelinde değil. Geleneksel finans zincire taşınırken, bu değişimin devamında sektörün en büyük başarısı coinlerin yükselişi değil, finansın çalışma biçimini değiştirmek olabilir.
Belki de kriptonun en büyük başarısı dünyanın Bitcoin veya altcoin satın alması olmayacak.
Dünyanın finansal varlıklarının kriptonun kurduğu altyapı üzerinde işlem görmeye başlaması olacak.
