Binance’in kurucusu Changpeng “CZ” Zhao, yayımladığı anı kitabında dikkat çeken iddialarda bulundu. Zhao, bazı ABD merkezli kripto para şirketlerinin, kendisine yönelik olası affı engellemek için milyonlarca dolarlık lobi faaliyeti yürüttüğünü öne sürdü.
300 sayfayı aşan anılarında geçmişine, hukuki sürecine ve sektör içindeki güç mücadelelerine değinen Zhao, özellikle affı etrafında oluşan tartışmaların organize biçimde büyütüldüğünü savundu.
Karalama yazıları finanse edildi iddiası
CZ, kitabında bazı arkadaşlarının kendisine, ABD’li kripto şirketlerinin medya üzerinden aleyhinde yayınlar çıkmasını desteklediğini söylediğini aktarıyor. Zhao’ya göre bu şirketler, olası bir affın Binance’in ABD pazarına yeniden girişinin önünü açmasından rahatsız oldu.
Zhao, Wall Street Journal’da yer alan bazı haberleri yanlış, Bloomberg’de yayımlanan bazı içerikleri ise karalama makaleleri olarak nitelendiriyor. Kitapta, bu yayınların tesadüfi olmadığı ve rekabet motivasyonuyla desteklenmiş olabileceği yönünde imalarda bulunuyor.
Trump affı tartışmaların merkezinde
Zhao’nun açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri de Başkan Donald Trump tarafından geçen ekim ayında verilen af oldu. CZ, affının engellenmeye çalışılmasının Trump’ın ABD’yi dünyanın kripto başkenti yapma hedefiyle çeliştiğini savundu.
Zhao’ya göre affa karşı yürütüldüğü iddia edilen bu girişimler yalnızca şahsını değil, aynı zamanda ABD’nin kripto alanındaki rekabet gücünü de ilgilendiriyor. Kitapta verilen mesaja göre, küresel ölçekte en büyük kripto borsalarından biri olan Binance’in ABD’ye dönüş ihtimali bazı yerel oyuncular tarafından tehdit olarak görüldü.
2023’teki dava süreci de yeniden gündemde
CZ, 2023 yılında Binance’te yeterli kara para aklama kontrollerini uygulamadığı gerekçesiyle suçunu kabul etmiş ve ardından şirketin CEO’luğundan istifa etmişti. O dönem yaşanan süreç, küresel kripto piyasasında büyük yankı uyandırmış; Binance’in operasyonları, uyum politikaları ve ABD ile ilişkileri yoğun biçimde tartışılmıştı.
Son olarak Zhao, anılarında hapis cezası almasının kendisi için sürpriz olduğunu belirtiyor. Geçmişte benzer düzenleyici ve hukuki süreçlerin çoğu zaman ertelenmiş kovuşturma anlaşmaları ya da daha hafif yaptırımlarla sonuçlandığını ifade eden CZ, kendi davasında daha sert bir tabloyla karşı karşıya kaldığını ima ediyor.































