Ortadoğu’da tansiyon son 12 saatte yükselmeye devam etti. İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden verdiği sert mesajlar, Körfez’de enerji akışının hedef alınabileceği yönündeki söylemler ve ABD tarafında hem uzun savaş tonunu güçlendiren açıklamalar hem de petrol fiyatlarına yönelik yeni önlem sinyali, risk algısını belirgin biçimde artırdı.
Enerji piyasaları ve küresel borsalar, son gelişmeleri arz şoku + jeopolitik tırmanma ikilisi üzerinden fiyatlıyor.
Hürmüz Boğazı Mesajı: Enerji Arzı Riskte mi?
İran cephesinden gelen açıklamalarda Hürmüz Boğazı’nın kapatılabileceğine yönelik sert ifadeler öne çıktı. Son saatlerde paylaşılan mesajlara göre:
- Devrim Muhafızları komutanı, Hürmüz Boğazı’nın kapalı olduğunu ve İran’ın geçmeye çalışan tüm gemilere ateş açacağını söyledi.
- Devrim Muhafızları danışmanı ise Petrolün bölgeden çıkmasına izin vermeyeceğiz mesajıyla enerji akışını doğrudan hedef alan söylemi daha da sertleştirdi.
Bazı kanallar, resmi bir karar ilanından ziyade artan güvenlik riski nedeniyle geçişlerin fiilen yavaşladığını, bazı gemilerin rotasını değiştirdiğini ve bölgedeki ticari trafiğin aksama eğilimine girdiğini öne çıkarıyor.
Trump’tan Sert Çıkış: “Gerekirse Çok Uzun Süre Savaşabiliriz”
Donald Trump, ülkesinin askeri kapasitesine vurgu yaparak operasyonların gerekirse uzun süre devam edebileceğini söyledi. Sonsuza kadar savaşabiliriz şeklinde yorumlanan ifadeler, çatışmanın kısa vadeli bir operasyon olmaktan çıkabileceği algısını güçlendirdi.
Bu söylem iki kanaldan baskı yaratıyor:
- Sahada tırmanma ihtimalini artırdığı için jeopolitik risk primini yükseltiyor.
- Enerji tarafında kesinti korkusunu büyüterek petrol ve gaz fiyatlarını daha oynak hale getiriyor.
ABD’den Ek Hamle Sinyali de Geldi
Son 12 saatte öne çıkan bir diğer kritik başlık da ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun mesajı oldu. Dün gece saatlerinde yaptığı açıklamalarda Rubio, İran çatışması nedeniyle petrol fiyatlarında görülen artışa ilişkin olarak ABD’nin Salı günü önlemler alacağını söyledi.
Ayrıca Avrupa ülkeleri İran’ın bölgedeki hamlelerine karşı daha sert bir dil kullanırken, diplomatik çözüm çağrıları da gündemde. Fransa başta olmak üzere bazı ülkeler gerilimin kontrol altına alınması için diplomatik temasların sürdüğünü açıkladı.
Çin cephesinde ise siyasi çözüm vurgusu öne çıktı. Küresel güçler bir yandan sert mesajlar verirken diğer yandan çatışmanın bölgesel savaşa dönüşmesini engelleme çabasında. Bu iki yönlü tablo piyasada daha büyük tırmanma ile kontrollü gerilim senaryolarının aynı anda fiyatlanmasına yol açıyor.
Körfez Hattında Tanker ve Enerji Altyapısı İddiaları
Gerilimin son 12 saatteki en hassas boyutlarından biri, Körfez hattında tankerler ve enerji altyapısına ilişkin dolaşıma giren iddialar oldu. Bazı haber akışlarında, ticari gemilerin risk nedeniyle beklemeye geçtiği, bazı olayların ise doğrulama sürecinde olduğu belirtiliyor.
Resmi teyitlerin sınırlı kaldığı noktada bile bu başlıkların etkisi büyük: çünkü piyasalar enerji arzında kesinti ihtimalini yalnızca gerçekleşen olaylarla değil, olay ihtimali yükselten sinyallerle de fiyatlıyor. Bu nedenle petrol fiyatındaki yükselişi ve küresel riskten kaçışı besleyen unsurlardan biri haline geliyor.
Katar Şoku: Dünyanın En Büyük LNG İhracatı Durdu mu?
Enerji cephesinde günün en çarpıcı başlıklarından biri de Katar kaynaklı gelişmeler. Verilen bilgilere göre İran saldırılarının ardından:
- Katar’daki dünyanın en büyük LNG ihracatı durdu.
- Bu tesisin, küresel arzın yaklaşık beşte birini karşıladığı ifade ediliyor.
Bunun yansıması Avrupa’da sert hissedildi:
- Avrupa’da doğal gaz fiyatları ikinci günde yükseldi; Bugün %35’e varan artış yaşandığı belirtiliyor.
- Reuters’a göre Avrupa gaz depoları yalnızca %30 doluluk seviyesinde; bu da arz şokuna karşı tamponun zayıf olduğunu gösteriyor.
LNG akışında yaşanabilecek uzun süreli bir aksama, Avrupa’da enerji fiyatlarının daha da sert dalgalanmasına ve sanayi/elektrik maliyetleri üzerinden büyümeye baskı yapmasına neden olabilir.
Gerilimin enerji arzına zarar verebileceği endişesiyle Brent petrol fiyatı da 85 dolar/varil seviyesinin üzerine çıktı. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşıdı.
Artan jeopolitik risk, küresel hisse senedi piyasalarında aylardır görülmeyen ölçekte satış baskısına yol açtı. Özellikle enerji arzının risk altına girmesi, enflasyon tekrar yükselir mi? sorusunu güçlendirerek faiz indirimi beklentilerini de baskılayabiliyor.
Endekslerde de Sert Düşüşler Görüldü
Son veriler, küresel çapta geniş tabanlı bir satış dalgasına işaret ediyor. Başlıca endekslerde kayıplar:
- Güney Kore: -%8
- Japonya: -%6
- Güney Afrika: -%6
- Almanya: -%5
- İspanya: -%5
- İtalya: -%4
- Birleşik Krallık: -%4
- Fransa: -%3
- Nasdaq 100: -%2
- Çin: -%2
Asya piyasaları satışlara öncülük ederken, Avrupa ve ABD endekslerinde de riskten kaçış eğilimi belirginleşti. Enerji fiyatlarındaki yükselişin yanında, jeopolitik belirsizliğin ne kadar süreceği sorusu da satışları derinleştiren faktörlerden biri oldu.
Altın ve Gümüşte Son Durum: Güvenli Liman Beklentisi Tersine Döndü
Jeopolitik gerilim tırmansa da, son 24 saatte değerli metallerde satışlar öne çıktı. Piyasada güvenli liman talebi bir süre destek verse de, güçlenen dolar ve yükselen tahvil faizleri altın ve gümüş üzerinde baskı yarattı.
Gümüş (spot): Son 24 saatte daha sert hareket ederek yaklaşık %9 civarı düştü, 81 dolar/ons bandına indi.
Altın (spot): Son 24 saatte yaklaşık %3 civarı geriledi, fiyat 5.150 dolar/ons bölgesine çekildi.

















