ABD Adalet Bakanlığı’na bağlı federal savcılar, Federal Reserve (Fed) ve Fed Başkanı Jerome Powell hakkında bir soruşturma başlattı. Soruşturmanın odağında ise Fed’in Washington D.C.’deki binalarına ilişkin yenileme/iyileştirme harcamalarının kapsamı ve bu kapsamın Kongre’ye nasıl anlatıldığı üzerine olduğu iddia edildi.
Yetkililerin, Powell’ın geçtiğimiz yıl Kongre’ye yaptığı açıklamalarda bu yenileme projesiyle ilgili yanıltıcı beyanda bulunup bulunmadığını incelediği ifade ediliyor.
Söz konusu proje, 2024 boyunca hem Kongre’de hem de kamuoyunda uzun süre tartışılmıştı.
Powell ise bu iddiaları reddederek, soruşturmanın gerçek amacının teknik bir denetim değil, siyasi baskı oluşturmak olduğunu savunuyor.
Powell: “Bu Soruşturma Fed’in Bağımsızlığına Yönelik Bir Baskı Aracı”
Jerome Powell, başlatılan yasal sürecin Fed’in bağımsızlığına yönelik bir saldırı için yalnızca bir “bahane” olduğunu, siyasi amaçlı yapıldığını ve Fed’i faiz oranlarını daha agresif biçimde düşürmeye zorlamak için kullanıldığını iddia etti.
“Bu mesele, Fed’in faiz oranlarını kanıtlara ve ekonomik koşullara dayanarak mı belirleyeceği, yoksa para politikasının siyasi baskı ve yıldırma yoluyla mı yönlendirileceğiyle ilgilidir.”
Trump: “Kararların Faizle İlgisi Yok”
ABD Başkanı Donald Trump ise konuya ilişkin kapsamlı bir açıklama yapmazken, Adalet Bakanlığı’nın kararlarının faiz oranlarıyla bağlantılı olmadığını savundu. Trump, soruşturmanın Fed’in faiz indirim kararlarını etkilemeye yönelik olduğu iddialarını reddetti.
Buna karşın Trump, uzun süredir Fed’in para politikalarını açık şekilde eleştiriyor. Özellikle ekonomik büyümeyi desteklemek adına faiz oranlarının daha agresif biçimde düşürülmesi gerektiğini savunan Trump, 2025’te göreve başlamasından bu yana Powell’ı defalarca faiz indirimi yapmaya çağırdı.
Fed, geçtiğimiz ay faiz oranlarını 25 baz puan indirerek %3,5 seviyesine çekmiş olsa da, mevcut beklentiler en az Mart ayına kadar faizlerin sabit tutulacağı yönünde.
Trump ile Fed Başkanı Powell arasındaki artan gerilim, finansal piyasalarda da yankı buldu. ABD hisse senedi vadeli işlemleri ve dolar değer kaybederken, Bitcoin ise kısa süreliğine 92 bin dolar seviyesini aştı.







